6 Şubat 2008 Çarşamba

Bulmaca gibi takas

Shaquille O'Neal Phoenix Suns'ta. Kısa ancak NBA'in ve birçok oyunucunun kaderini değiştiren de bir cümle. Suns, Shaq karşılığında Miami'ye Shawn Marion ile Marcus Banks'i gönderdi.

Gerçekleşen bu transfer olumlu ya da olumsuz eleştirilerin de odağı oldu. Biz de her iki taraf açısından durumu değerlendirelim.
Phoenix Uçlarda yaşayan bir takım.
1. Quentin Richardson, Joe Johnson, James Jones gibi yarattığın yıldızları tavan ücret uygulamasını yarmaktan korkup Lüks vergisi ödememek için kontrat önerme ve 'free-agent' olmalarına izin ver, sonra da git Marion'a karşı 2 yıl 40 milyon dolarlık bir kontrat al.
2. Suns'ın Howard, Duncan, Ming gibi ağır abileri savunamadığı bir gerçek. Burada da yol ikiye ayrılıyor. Öncelikle Shaq'ın bu tempoya nasıl ayak uyduracağı soru işreti ötesinde. Muğlak.. Ama madalyonun diğer yüzünde ise 'Play-off' zamanı gelip çattığında son 3 yılda görüldi ki Nash'in verdiği tempo San Antonio, Dallas gibi ağır ve set hücumu oynayan rakiplere sökmüyor. Bunun için de yarı alanda hücüm için sağlam birine ihtiyaçları var.
3. Bıraktığımız yerden devam edersek; Phoenix'e 'Sağlam' biri lazım. Shaq şampiyonluktan bu yana 'kış uykusu'nda. Papatya falı gibi bir sakat bir sağlıklı. Bu sene tam onun için kayıp sezon olacakken bir de baktı ki, zirve yarışındaki bir takımda. Ama onun 170 kiloluk ağırlığını artık vücudu yüksek performansta bir oyun sergilemesini sağlayamıyor. Muhtemelen Suns onun iyileşme sürecini mümkün olduğu kadar uzun tutarak 'fit' bir duruma gelmesini bekleyecek.
4.Phoenix bu transferinde hesap kitap yapan isimlere baktığımızda 'Vardır yahu bu koca koca adamların bir bildiği' diyebiliriz. Suns GM'i Steve Kerr Shaq kadar şampiyonluk yaşamış ve başarı nedir bilen bir isim. "Bu transfer ya onu zeki gösterecek ya da koca bir aptal olarak." Evet bu NBA'in saygın yorumcularının ortak fikri. Peki dişi, tırnağıyla Avrupalı bir koçken NBA'in kazanan koçları arasına giren Mike D'Antoni'ye ne demeli. O da mı "Yahu bu adam 3 ton.ç O karşı potaya gidene kadar Nash ve diğerleri 'istasyon' yapar" dememiş midir?

Sıra Miami'de. 2006 şampiyonunu bu sene neresinden tutsak elimizde kalacak gibi. Wade sakat, Shaq sakat, Jason Williams kafadan sakat, Mourning veda etti. Heat için kayıp sezon.. O kadar kayıp ki; 'çoluk çocuk' tayfası Minnesota'dan bile az kazanmış durumdalar. Marion tabi ki de işe yarar ama nereye kadar. Jason Williams'ın bitecek olan kontratını başka bir transfer pazarlayacaklar mı? Wade-Davis-Marion 3'lüsünün yanındaki isimler ne yapacak. Ve Heat bir 5 numara bulabilecek mi?
Onlar için %90 oranında karlı bir transfer. "Bırakalım çocuklar rahat oynasınlar" diyip Wade'in sakatlığın etkisinden kurtulmasına izin verirlerse Wade de bir "Franchise" oyuncusu gibi sabrederse gelecek yıllarda toparlanma şansları yüksek.
Ancaak buradan Miami yetkililerine iki çift sözüm var. Şampiyonluk her şeye değer mi?
Heat kimlerden vazgeçti Shaq'ı Batı Yakası'ndan getirmek için: Lamar Odom; şu anda Lakers'ta üçgen hücumun önemli parçası.. Caron Butler; Bu sene All-Star oldu, son iki yıldır başkentte NBA'in en skorer 3'lüsünden biri. Çok yönlü bir oyuncu. Brian Grant; O sezon Miami'nin felaket başlangıcının ardından play-off yapmasında büyük payı vardı ancak sonrasında diz sakatlıkları nedeniyle kariyeri bitme noktasına geldi.
Rafer Alston; 2004'te ki kontralı yenilenmedi, Sokak basketbolunun efsanesi, ki Houston'da çok başarılı bir performans ortaya koymuyor. Rasual Butler, Malik Allen gibi isimlerde kaçan balıklar arasında.
Bu oyunculara Wade eklendiğinde bir hanedan kurulmaması elde değil. Tüm bunlara bakıldığında Payton ve Mourning ilk yüzüklerini alırken, Riley ve Shaq parmaklarında bir tanelik daha yer açtılar. Wade Muhteşem 2003 draftında ilk şampiyonluk gören isim oldu. Ama sonuçta tepeden düşüş çok sert oldu. Şampiyon kadro iki yılda çil yavrusu gibi dağıldı.

Şimdi bir çok şeye yeniden başlıyorlar.


Bu transfer kısa vadede Suns ve Shaq’a uzun vadede ise Miami’ye yarayacak gibi görünüyor.

Hüznün 50. yılı

Bugün 6 Şubat 1958. Sezona Lig, FA ve Avrupa Kupası parolasıyla başlayan 'Busby Babes' lakaplı Manchester United, dün Kızılyıldız ile 3-3 berabere kalarak Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale çıkma başarısını gösterdi. Yugoslavya'dan yarı final vizesiyle İngiltere'ye dönen Manchester United kafilesi bugün Ada'ya dönemedi.
Belgrad'dan havalanan ve yakıt ikmali için Münih'e inen British Airways'e ait Airspeed Ambassador AS-57 tipi uçak, 3. kalkış denemesinde de başarılı olamamasının ardından infilak etti. 44 yolcunun bulunduğu uçakta aralarında Roger Byrne, Mark Jones, Geoff Bent, David Pegg, Tommy Taylor, Eddie Colman, Liam Whealan gibi en büyüğü 28 yaşında olan ve İngiltere Milli Takımı'nın da çekirdeğini oluşturan isimler hayata gözlerini yumdu.
21 yaşındaki Duncan Edwards ise komada...
Aralarında teknik kadro, yönetim ve gazetecilerin bulunduğu diğer 14 kişi de olay yerinde can verdi.
YARALAR SARILDI
'Münih faciası' olarak adlandırılan ve bugün 50. yılına girilen bu hazin felaketin ardından Manchester United 'Busby Babes' (Matt Busby'nin yaş ortalaması 22 olan ve üst üste 2 yıl şampiyon olan bebeleri) o yıl mücadele ettiği Şampiyonlar Kulüpler Kupası yarı finalinde Milan'a 2-1'in rövanşında 4-0 yenilerek kupaya veda etti. İngiltere'de son iki yıl kazandığı şampiyonluğu Wolverhampton'a kaptıran Manchester neredeyse tümü yedek ve genç takım oyuncularından kurulu bir ekiple o sezonu 9. sırada tamamladı. F.A. Kupası'nda ise durum biraz daha farklıydı. Facianın 13 gün sonrasında çıktıkları ve tamamı yedek ve genç takım oyuncularından kurulu kadrolarıyla Sheffield Wednesday'i rövanş maçında 3-0 yenerek finale yükseldiler. (Finalde Bolton'a 3-0 kaybettiler)
1957-58 sezonunun devamında uçak kazasından kurtulanlardan biri de 20 yaşındaki genç Bobby idi. Bobby Charlton o kadro içerisinde kendine yer bulmuş ve Münih faciasının öncesinde 3-3 biten Kızılyıldız mücadelesinde 2 gol atmış bir yıldız adayıydı. Manchester Akademisi'nin bitmek tükenmek bilmeyen kaynakaları onların yıkılmamalarını sağladı. 1958-59 sezonunda Futbol Ligi'ni son şampiyon Wolverhampton'un 5 puan gerisinde bitiren Manchester, sonraki yıllarda ise ligi 5, 7, 13 ve 19. sıralarda tamamladıkları sıkıntılı bir dönem geçirdiler.
Facianın ertesinde 'Busby Babes' lakabı birçok acıyı hatılattığı gerekçesiyle koç Matt Busby tarafından bir İngiliz rugby kulübü olan Salford'dan esinlenerek 'Kırmızı Şeytanlar' olarak değiştirildi.
Ve bugün dünyanın en zengin kulüplerinden olan Kırmızı-Şeytanlar emektarlarını andılar.
Pazar günü oynanacak City of Manchester derbisinde ise United oyuncuları 1950'lilerin formasını üstlerinde taşıyacaklar ve bu formada sponsor amblemi olmayacak.