Yeni Kıta'da Fromula 1'in esamesi okunmadığından mıdır yoksa blogspot'un eski memlekette kepenk indirmesinin keyifsizliğinden midir bilemeyeceğim ama yazı yazmak için bir türlü PC başına geçmek kısmet olmadı.
Bekleye bekleye de gün geldi çattı ama, Formula 1'de sıralama turları işbu yazı yazıldığı sırada (yayınlandığı sırada koşulmuş olacak) koşulmakta. Önce 'Schumi emekli oldu F1'in dadı kalmadı artıkın' dedik O da döndü aslında ama nedense o eski keyif, en azından bende yok gibi. Yine F1, dolap beygiri gibi dönen NASCAR'ın yanında candır, canandır; orası kesin.
Neyse, kısa lafın uzunu; ne olursa olsun özledim, özledik F1'i. Tüm hazırlık dönemini takip etmeye çalıştım ki; 'bir kurşun attım havaya tadında sallamamak' için. Gücümün yetmediği yerde grid'den yardım aldım. Sonuç RedBull 1.5 adım önde. Hatta açıkçası onlar uçuyor, diğerleri asfaltta hızlı gitmeye çalışıyorlar.
Ferrari ?
Mercedes?
McLaren?
Renault?
Williams?
derseniz;
Kırmızı araç RedBull'un en yakınındaki takım, gibi en azından bir yarış boyunda tahmin edilen o. Zaten o kırmızı aracı izlediğim son 18 yılda sezona kötü başlasalar da allem edip kallem edip sezon ortasına kadar zirveye ortak olmadıkları sezon neredeyse yok gibi.
Mercedes'te ise "Schumacher'in şampiyon olamayız ama podyumda daha iddialıyız" açıklaması kısmi bir panik havasını ortadan kaldırdı hayranları için. Schumi'ye katılsam da bunun sebebinin Mercedes iyi olduğu için değil, McLaren henüz stabilitesini ispatlayamadığından kaynaklandığını düşünmekteyim.
McLaren'e gelirsek de Ferrari'nin başka bir versiyonu. Gelenek takımı oldukları için onlar da sezon ortasına kadar hatta o zamana dahi kalmadan sorunlarını halledeceklerine eminim. En azından Kubica'sız Renault ile Mercedes'e geçilmemek için zorlayacaklardır başta. Son zamanlarda da hızlı oldukları kabul görmekte ama onların sorunu dayanıklılık gibi gözüküyor şu an için.
Renault.. En büyük soru işareti Renault'tu. Renault'un aracının şu anda McLaren'den daha iyi olduğu ancak pilot konusunda kalite sıkıntısı yaşadığı açıkça görülüyor. Eğer Kubica o ralli kazasını yaşamasaydı, bugün RedBull'ların ardından Ferrari ile kapışacak düzeyde araç-pilot kombinasyonuna sahipti. Ancak şu anda elindeki kazanma potansiyeli olmayan ve ileride de olamayacak pilotlarla en büyük iddia Williams'a geçilmemek olacak..
Williams bence en enteresan takım. Kısıtlı bütçe-teknik deha denkleminden uzun yıllardır puan çıkartan takım en azından Sir Frank Williams için saygı duyulası seviyede. Kahramanlık müessesesine inanmamakla beraber şu hayatta tanışıp da gerçekten Aslan Yürekli olduğuna inandığım ve eğer bir gün 'kahramanım' diyeceksem; buna en yakın insandır Sir Williams. Konuşmayı sevmeyen, 'Az laf çok iş' düsturunun hakim olduğu jenerasyonun son ve süper temsilcilerinden. Barrichello da, Maldonado da hazırlık döneminde göze hoş gelen dereceler elde ettiler. Düşünülenden fazla podyum (daha doğrusu puan) yapacakları kanaatindeyim, özellikle de sezonun ilk bölümünde..
Diğerlerinden ise Force India'yı hesaba katabiliriz 1 ya da 2 podyum yapabilirler ama benim geçtiğimiz sezondan bu yana yeni favori pilotum Mr. Kobayashi. Ne Katayama kadar hara-kiri meraklısı ne de Sato kadar "Abi be bana 1 puan yeter" havasında.. Sonuna kadar kovalıyor alabileceği puanları Capon dost, seviyoruz kendisini..
Sonuçta başladı bugün F1 heyecanı, umarım monotonluktan uzak çekilmenin bol, kazanın az olduğu bir sezon olur.
RedBull işi götürür, Ferrari az-buz zorlar, McLaren'in ne durumda olduğunu ilk 2 yarış sonunda görürsek yukarıdakilerle mi yoksa Mercedes ile Williams'la mı kapışacağına net karar verebiliriz. Renault'nun ise o pilotlarla rakibi ancak Force India ve Sauber olur.
Merhaba F1...