9 Şubat 2011 Çarşamba

Zincirleme reaksiyon!

Bu yazının taslağı 19 Aralık'tan beri duruyor. Yazıyı kuvvetlendirecek materyaller de sonrasında ardı ardına geldi ama tamamlanması bugüne kadar sarktı.. Konu Packers'ın şampiyonluğuna varan zafer yürüyüşünü etkileyen zincirleme reaksiyonlar. Bir anlamda "Kaderde varsa .üzülmek neye yarar üzülmek" sözünün defakto karşıtı.
19 Aralık:
Belki de DeSean Jackson'ın bu TD'u Packers'ı şampiyon yaptı..
NFC'de son 3 haftaya girilirken işler kızışmıştı. Şampiyonumuz Packers Detroit Lions'a yenildikten sonra o hafta New England Patriots'la oynayacaktı. Diğer tarafta ise NFC Doğu'nun liderliğine oynayan Giants ile Eagles karşılaşacaktı. Eagles açısından işler daha rahattı. O maçı kaybetseler dahi sonraki hafta oynanacak Packers-Giants maçı nedeniyle rahattılar..
Giants, Eagles karşısında tüm sezon olduğu gibi çok iyi savunma yaparak 4. çeyreğin ortasına dek 31-10'luk skoru yakalamıştı. Maç sonrasında "Önümüzdeki maçlara bakıcaz" konuşmaları hazırlanırken, şampiyonu değiştirecek senaryo değişikliğine gidildi..
Son 8 dakikada, sonuncusu son saniyede olmak üzere Eagles 4 'td' yaparak 'play-off'u garantileyip, Patriots'a yenilen Packers ile 2007 şampiyonu Giants'a birer tek Prada marka ateşten gömlek hediye etti.
2 Ocak 
Ertesi hafta Giants'ı 45-17 yenen Packers dezavantajını ortadan kaldırmıştı ancak tek sorun son maçta deplasmanda NFC Kuzey'i 1. tamamlayan Chicago'yu yenmeleri gerekmekteydi. Normal bir maç olsa "Adamlar garantilemiş, umursamaz" denebilirdi ama bu Fenerbahçe'nin şampiyonluğu garantiledikten sonra Galatasaray'a son maçta yatıp Şampiyonlar Ligi'ne kalmasına izin vermesi gibi bir şeydi.. Maç tahmin edildiği gibi kıran kırana geçti ve 1 'touchdown' oldu, son çeyrekte..
Sonuçta Bears, Eagles ve Packers içeride, Giants ise dışarıda kalmıştı.
9 Ocak
'Wildcard' turunda ise birbirlerine iyilikler yapan Packers ile Eagles Philadelphia'da karşılaştılar. Savunmalar yine etkiliydi ve maç 21-16 sona erdi. Ancak maç içinde Eagles David Akers'ın ayağından iki saha içi golünden yararlanamamıştı. İleride 'Hall of Fame' seçilmesi muhtemel Akers kariyeri boyunca 40 yard içinden %93 ile 50 yard içindense %85 başarılı olmuştu.. İlk vuruşunda 41 yard'dan, son çeyrekteki denemesinde ise 34 yard'dan yararlanamadı. 
Hayatta kalmak için bahşedilen 3 hakkını kullanan Packers da o son hakkıyla gitti, Falcons'ı, Bears'ı ve Steelers'ı yenip oyunu bitirdi.
Bugün
Yazı tamamlandı :)

Taşlar Howard'dan, bereketi Arenas'tan

"He says when it gets warm, he'll be better. So we pray the sun comes out a little more so his leg can heal up, I guess." Dwight Howard

Howard bu taşı hâlâ silahtan el çekmenin üzüntüsünü üzerinden atamayan ve bu yüzden de basketbola dönüşünü sürekli erteleyen Gilbert Arenas için söylemiş. Komik ama daha çok trajik ve ne derseniz deyin bazen NBA oyuncularının içine Neyzen Tevfik kaçtığında işler daha eğlenceli hale dönüyor.
Lafın gelişi ve espri olarak söylendiği için oldukça komik..
Trajikomik çünkü;
Son sezonda 316 maç kaçıran 28 yaşındaki Arenas'ı bu kadar etkileyen bacağındaki problemlere Orlando gelecek 4 yılda 80 milyon $ ödeyecek..
Kariyeri boyunca ortalama (çaylak sezonu ve bu yılı hesaba katmayalım) 18'in üzerinde top kullanan Arenas'ın ısınmasını beklemesi demek zaten sürekli şikayet ettiği eline az top gelmesi sorununun daha da büyümesi demek.

Howard'la başlamışken onunla alakalı ama farklı bir konuyla devam edelim.
Dwight Howard şu anda NBA'de benim diyen tüm süper yıldızlardan daha sempatik (Kobe dahil) Çok önemli yetenekleri var ve ligin son 4-5 yıldır en dominant uzunu, sakatlık olmazsa daha da uzun yıllar öyle kalacak.
Aslında sorun da bu zaten.. Maç içinde sinüs eğrileri çizen Howard nasıl oluyor da NBA'de şu anda eşsiz olması.. "Koyunun olmadığı yere Abdurrahman Çelebi dendiğinden" olsa gerek..
Çünkü kabul etmek gerekirse Howard (son zamanlardan örnek verelim) ne bir Shaq, ne David Robinson ne de Hakeem ve hiç olamayacak da.. Bu üç isme karşı bazı avantajları ve dezavantajları olsa da; aslında düşündüğümüzde ne Shaq kadar güçlü, ne Hakeem kadar hareketli, ne de David Robinson kadar sahanın her iki bölgesinde etkili.  Çok atletik orası tamam..
Tabii bunlar fasa-fiso asıl fark oyuna olan bakış açılarında. Büyük üçlü arasında iş disiplini en düşük olan Shaq'tı. Ancak onun bile şu son 5 yılını çıkartın (artık 'globetrotters' moduna girdiği ve şampiyon yağabildiği yıldızların şeceresini tutmak gibi bir zevk edindiği için) maç içi konsantrasyonu her daim zirvedeydi. Howard ise ilk çeyreğinde 18 sayı attığı maçı 22 sayıyla tamamlayabilecek kadar oyundan kopuyor..
 Başa dönersek takımın yıldız oyuncusunun başarılı olmak adına rest çekmesi veya blöf yapmasını ya da takım arkadaşlarını motive etmek için taşlamasını kabul edebilir ancak çuvaldızı da kendine batırması da gerekmez mi?

Ziyaretçi Pippen!

Sabah radyoda Scottie Pippen'ın sesisini duyunca sevindirik oldum. Pippen belki de gelmiş geçmiş en yönlü ve yetenekli oyunculardan biri bana göre.. NBA sonraki yaşantısında kısa bir süre dahi olsa Finlandiya'da oynadığı da bu blog'da yazılmıştı. Ve o dün ne kadar tevazu sahibi eski bir süper yıldız olduğunu bir kez daha gösterdi.

ESPNRadio'ya konuk olan Pippen'a kanala girişte güvenlikten geçerken bir konuk kartı verilmiş. Bunu hiç yadırgamayan Pippen konuk kartıyla ESPN'in içinde dolaşırken o sırada yayında olan Mike Greenberg (onun zamanında  Bulls muhabiriydi) onu görür. Kartı yakasına asan Pippen'ın o haline şaşıran Greenberg hemen o reklam arasında yanına giderek "Hangi akla hizmet biri sana bunu tak dedi anlayamıyorum. Şu harika takım elbisenin üzerinde berbat duruyor, lütfen çıkart onu.. Ve lütfen bir daha buraya gelirken sadece -Selam ben geldim- deyip içeri gir. Sen Scottie Pippen'sın. Seni tanımayan birinin burada çalışma ihtimali olmamalı" demiş..
Foto ESPN çalışanları tarafından eklendiği için haliyle ziyaretçi kartlı foto'yu eklememişler.