28 Ocak 2011 Cuma

Neler olmuş neler...

İki günlük arada neler olmuş neler,
*Avustralya Açık'ta erkek tenisini yıllardır zevksiz hale getiren Rafael Nadal da Roger Federer de elenmiş...
Nadal'ın problemi diz tendinitis değilmiş sevindirici en azından..
Federer yeni hocasıyla oldukça iyi gözüküyordu kortta ama Djokoviç fena yendi Majesteleri'ni.. Onun sonu gelmez ama yıllardır tavşan boku gibi olan Djokoviç bunu iki Grand Slam'dir yapıyor bu seferki kılçıksız olmuş, çanlar artık Federer için çalıyor.

Nadal'ın finale çıkamamasına da en çok Rod Laver üzülmüş (!!!) Finale çıksa büyük ihtimalle Djokoviç'i tokatlayacak ve Laver'ın 42 yıldır tekrarlanamayan üst üste 4 Grand Slam kazanma başarısını egale edecekti. Sonraki turnuva da Nadal'ın bebekliğinin bile final oynayabileceği Roland Garros olunca rekor el değiştirecekti. 

*Henin maalesef sakatlığı nedeniyle bu kez geri dönmemek üzere tenisi bıraktığını açıklamış..
Bayan teniste eski 'teknik' ekolün son temsilcilerinden Henin de aramızdan ayrıldı. Artık tamamen sahne erkek gücüne en yakın isimlere kaldı.. Üzücü oysa Hingis, Henin, Sabatini ve Evert (abartmayayım yaşım yetmez onu izlemeye ama çok başarılı bir Navratilova Belgeseli izlemiştim orada oyun tarzını görmüştüm)
Güle güle 'Son Mohikan'

*Efes Pilsen de Fenerbahçe de Eurolig'de sidik zoruyla galip gelmişler.. Efes'i kurtaran Roberts, Fener'i ise Emir olmuş..
Efes ikidir ucuz kurtarıyor desek yeridir. Siena karşısında Rakoçeviç'in saçma tercihiyle tehlikeye giren galibiyet Sırbistan'da da benzer şekillerde uçuruma yöneldi. Ama Roberts'ın son dakikada iki kritik hücum ribaundu her şeyi güllük gülistanlık yaptı.. Aslında bence yapmadı. Siena McCalebb'e kavuşmasa dahi evinde çetin bir rakip. Real o çetin rakibi biraz dağıttı. Yani Real tehlikeli, Siena da tehlikeli.. Umarım Partizan'ın da alacağı tek galibiyet Sinan Erdem'e denk gelmez.
Fenerbahçe ise ayrı bir hikaye, ben Olympiakos karşısında alınan galibiyeti süper olarak değerlendirenlere katılsam da kaygılarımı belirtmiştim (bknz:
Süper galibiyet, vasat oynasa da Olympiakos'u Pire'de 14 sayıyla yenmek büyük iş)
Bu maç Fener'inhem defolarını hem de iyi yanlarını görmek açısından çok faydalı oldu.
İyi;
Valencia bu ligin en sert takımlarından ve takımın o sertlik seviyesine çıkabildiğini ve orada kalabildiğini gördük.
Saras takıma hızlı uyum sağlıyor.

Ömer bu gidişle 38 yaşında NBA olacak, 39'unda da en iyi çaylak seçilir. BANKO..
Kaya enteresan işler yapıyor..
Spahija çok iyi koç :) sürprizzzz... 
Kötü;
Olympiakos'a darbe vuran takım kene gibi yapışan rakibinden hiç kurtulamadı. Rakip düzenden şaşmayınca Fener eninde sonunda bir yerde düzenden şaşıyor..
İki ucu keskin bıçak çok oyuncu var; Emir, Oğuz, Lavrinoviç, May, Mirsad, şimdilik uyum sağlayamamış Saras..
Çirkin
Hakemleri bi beğenmedim ben, skordan veya lehimize ya da aleyhimize çalınan çalınmayan düdüklerden değil.. Tam adını koyamadığım bir şey..
Neyse takımlar 2'de iki yapmış hâlâ böyle galibiyetleri "istemezük istemezük" gibi yazıyorum ama öyle değil.. Şimdiden çok havalara girmemek lazım 2 tane 2'de 2'yi görünce benden demesi.. 

*Real Madrid Adebayor'u almış;
5-0'ın yan etkileri herhalde.. Para harcama dürtüsünü artırıyor..Satın alma opsiyonlu, sorunlu Adebayor.. İyi oyuncu ama oynamadığı her dakika gece tarifesi gibi.. Sıradaki hedef Balotelli olmasın sakın..