3 Eylül 2013 Salı

NFC Kuzey: Minnesota Vikings

Minnesota Vikings
Vikings NFL’in en renkli kulüplerinden. Kuruldukları 1961 yılından bu yana 27 kez play-off yapıp hiç Super Bowl şampiyonluğu elde edemeyen NFC Kuzey’in en kuzeydeki takımı geçtiğimiz sezon büyük bir surprize imza atarak play-off yapmayı başarmıştı. Ancak bu demek değil ki Vikings için her şey yolunda.
Aksine Vikings’in play-off yapması ve ardından Packers’a karşı aldığı ağır play-off mağlubiyeti takımdaki eksikleri vurgular cinsteydi. Ancak ölü sezonda bu eksiklerin kapatılması yerine yaşanan güç kaybını telafiyle geçiren Vikings için soru işaretleriyle dolu bir sezon kapıda.

Takımın yıldızı: Adrian Peterson
Aslında onu anlatmak için ayrı bir makale, sayfa belki de kitap gerekir. Üstün yeteneğinin yanı sıra Peterson geçtiğimiz sezonki insanüstü performansının ardından ‘Purple Jesus’ lakabını hak ettiğini kanıtladı. Yoksa kimse onun o kadar ağır bir diz sakatlığı ve geçirdiği ameliyatın ardından 8 ay sonra sahalara dönen Adrian Peterson’ın yaşadığı mucizevi sezonu açıklayamaz.. Peterson sezonu, 2097 yard koşarak, -tüm zamanların rekorundan sadece 9 yard daha az- tamamladı. Gücünü savunmaları ezmek için kullanan 28 yaşındaki yıldız kaba bir tabirle rakip savunmaları ezip geçiyor. Artık yarılanma ömrünü tamamlayan Peterson’ın önünde geçireceği bu seviyede 2-3 sezon daha bulunuyor. Yaşayan bir efsaneye tanıklık etmek istiyorsanız artık onun hiçbir maçını kaçırmamalısınız.

Editör notu:
2010’da altı, 2011’de ise üç galibiyet kazanabilen Vikings geçtiğimiz yılı 10 maç kazanarak tamamladı. Greg Jennings takviyesiyle kısıtlı yetenekteki QB Christian Ponder’a ek malzeme sağlayan Vikings artık 3. sezonuna girecek Ponder’dan bir patlama bekliyor. Aksi halde Adrian Peterson’ın aynı rakamlara ulaşarak takımı yine sırtlamasını beklemesi çok da olası değil.
Ponder’ın sorumluluk alamaması ya da alıp da takımı ileriye taşıyamaması durumunda Vikings’in aktif olarak QB arayışı içine girmesi çok doğal. Fikstüre bakıldığında yüzde 50 galibiyet oranı etrafında dolaşılan bir sezon Vikings için olası bir senaryo olarak gözüküyor.

NFC Kuzey: Chicago Bears

Chicago Bears
NFL’in bir başka sembol takımı olan Bears en başarılı dönemini 1932’den 1946’ya kadar elde ettiği 7 NFL  şampiyonluğuyla yaşadı. Super Bowl zamanında ise tek bir zafer elde edebilen (1985) Chicago yeni sezona koç değişikliyle giriyor.
2004’ten bu yana Bears koçu olan Lovie Smith ile ipler geçtiğimiz sezon takımın 7-1’lik galibiyet oranıyla sezona başlayıp play-off dışında kalarak yılı tamamlamasıyla gerçekleşti. Savunma olarak son iki sezondur ligin en fazla skor üreten takımı olan Bears, hücumunda aynı ritmi bulmakta zorlanıyor. Hata marjı yüksek bir QB’ye sahip olan Chicago Bears için hücumdaki çeşitlilik ve başarı savunmaya güç katarsa Bears ligin en tehlikeli takımlarından birine dönüşebilir.
Takımın yıldızı: Brandon Marshall
Marshall, NFL’de ‘Red Zone’daki en etkili WR. Pozisyon bilgisi oyunu okuma yeteneği ve inanılmaz derecedeki el hassasiyeti onu bu konuda NFL’in zirvesine taşıyan faktörler. 2006’da Denver tarafından draft edilen Marshall kariyerindeki yedi sezonda sadece iki kez çift hanelerde TD üretse de bunun sebebi kendisinden çok oynadığı QB’ler. Kyle Orton, Chad Henne, Matt Moore ve Jay Cutler gibi sınırlı yetenekteki QB’lerle mucize arayan Marshall yine de bunlar arasında en uyum içerisinde olduğu Cutler’la yola devam edecek.
Çaylak sezonu hariç 1.000 ‘yard’ı hep geçen Marshall’ın oyun karakteri efsanevi isim Jerry Rice’ı andırıyor. Aldığı temasın ardından pozisyona devam edebilmesi ve hatta skor üretebilmesi onu WR’lar arasında ayrı bir yere koyuyor. 1.93’lük boyuyla izlenmesi ve dikkat edilmesi gereken bir WR.

Editör Notu:
Bears için başarı kriterinin ne olduğu çok önemli. Smith döneminde üç kez kazanılan NFC Kuzey, iki NFC şampiyonluk maçı ve bir Super Bowl bile onun görevi elinde tutmasını sağlayamadı.
Peki Bears taraftarı bu sezondan ne beklemeli? Kağıt üzerinde bakıldığında emektar Brian Urlacher artık olmasa da savunma hala çok önemli bir faktör. Zaten hep öyleydi de… Hücumdaki kritik parçaların ne kadar sağlam kalacağı çok önemli. Cutler-Forte-Marshall üçlüsü ligin en tehlikeli pas üretimi yapabilecek kapasitedeki QB-RB-WR ‘combo’larından biri…
Kötü bir sezonu geride bırakan Forte’nin toparlanmasıyla Chicago hücumu savunmasının elinden tutarak takımı ‘vadedilen topraklar’a taşıyabilirler. Fikstürleri için kolay ya da zor demek pek mümkün değil ancak en önemli değişken kendi hücumları olacağı kesin. Kolayı zor-zoru da kolay yapmak hücümdaki verimin ellerinde…

NFC Kuzey: Detroit Lions

Detroit Lions
Şanssızlık-lanet-becerisizlik… Detroit Lions’ın Bermuda Şeytan Üçgeni… Son altı yılın üç adet 1 numaralı draft’ini kadrosunda bulunduran Lions’ın böylesine yıldızları harcaması şehrin acıklı hikayesinin özeti. Neler yaşamadı ki Detroit şehrinin futbol takımı… 0 galibiyetle tamamlanan sezondan tutun da 3 TD farkla devreye önde girilen sayısız maçı kaybetmeye kadar aklınıza gelebilecek daha birçok şey.
Taraftarlarına neredeyse hayal kırıklığı vadeden Lions -0- galibiyetli sezonun ardından iki sene içerisinde 10 galibiyetli bir takıma yükseldi ancak geçtiğimiz sezon yine vaatleri yerine getirerek sadece dört galibiyet alabildi ve ligin 1 numaralı hayal kırıklığı oldu. Bu sene yarışın içerisinde olması beklenen Lions’ın elindeki malzeme laneti ve şanssızlığı yenecek kalitede…

Takımın yıldızı: Calvin Johnson
Amerikan Futbolu’nun LeBron James’i diyebiliriz ona. Eşleşme sorunu yarattığı kesin. Üstün fiziği ve pozisyon bilgisiyle her tipteki defansa karşı panzehir üretebilen Johnson geçtiğimiz sezon NFL rekorunu kırarak bir sezonda en fazla yard kazanan WR unvanını kazandı. ‘Megatron’ lakaplı Johnson geçtiğimiz yıl TD rakamları açısından oldukça kısır bir sezon geçirmişti. Tekrarının yaşanmayacağı kesin ancak Johnson’ın maçların kazanılması ve kaybedilmesindeki etkisi pek de yüksek boyutta değil. Kanıtı da son iki sezondaki istatistikler… 2011’deki yüksek sayıdaki TD oranına rağmen play-off’ta ilk maçta kaybeden Lions, rekorlarla geçen geçtiğimiz yılki sezonda alınan sadece 4 galibiyet… Detroit’in daha uzun soluklu sezonları için Johnson’ın QB’si ve savunmasından yardıma ihtiyacı var

Editör notu:
Çok ilginç bir takım Detroit Lions. Hele ellerinde bulunan yetenekler doğrultusunda alınan sonuçlara bakıldığında tablo trajikomik. Neredeyse aynı kadro, değişen 1-2 parça ama 10 galibiyetten dört galibiyete düşen art arda iki sezon. Sebep?
Özel takımların görevlerini yerine getirememesi yüzünden Lions son iki sezonda tam 6 maç kaybetti. Bu da onların piyango takımı olmakla play-off takımı olmak arasındaki çizgide gidip-gelmelerini sağladı. Reggie Bush takviyesi, her ne kadar koşu oyununa yanıt olmasa da pas oyununun çapını genişletecek cinste… İyi de bir fikstüre sahip olacak Lions için 9-10 galibiyet barajı tavan gibi gözükmekte. Ancak oldukça çetin geçmesi muhtemel NFC Kuzey içinde alınacak sonuçlarla bu rakam daha az da olabilir…

NFC Kuzey: Green Bay Packers

Green Bay Packers
Vince Lombardi’nin adını efsaneler arasına yazdırdığı dönem NFL ve Green Bay’in kaderinin de değiştiği zamana denk gelir.  Maddi konuların rayına oturmaya başladığı ve gelir paylaşımının getirildiği dönemde küçük bir şehir olan Green Bay’in ligi domine ederek elde ettiği başarılar sayesinde kulüp, NFL’in sadece büyük marketlere ait olmadığının mücadelesini kazandı.
Ancak 1960’lardaki sükseli şampiyonlukların ardından Packers 1970’ten 1992’ye dek sadece tek bir play-off galibiyeti kazanabildi…  Bu dönemde %50’lik galibiyet yüzdesini de sadece beş kez geçebilen Packers için eski günlere dönüş Brett Favre ile gerçekleşti. Favre döneminin ilk 13 yılında (2005’e kadar) Packers NFL’in en fazla galibiyet kazanan takımı unvanına sahipti. Ancak Favre ile sadece bir şampiyonluk kazanan Green Bay, QB değişikliğine gittiği 2007 yılının ardından 2010’da Aaron Rodgers döneminde bir başka şampiyonluğa ulaşmıştı.

Takımın yıldızı: Aaron Rodgers
Fazla söze gerek yok. Bırakın takımı belki de NFL’in 1 numaralı yıldızı Aaron Rodgers. 2005 yılı ilk tur seçim hakkı olan Rodgers kenarda üç yıl bekledikten sonra nöbeti devraldı ve ilk sezonu 28 TD ve 13 INT ile tamamlayarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu ispatladı. Sonrasında üst üste birbirinden harika sezonlar geçiren Rodgers ligin en değerli oyuncusu unvanını söke söke kazandı. Kol kuvvetinin yanı sıra hem mental hem fiziksel açıdan apayrı bir yeri olan 29 yaşındaki QB için söylenilebilecek en doğru benzetme ‘Amerikan Futbolu’nun Zidane’ı demek. Hata marjı çok düşük olan klasik bir QB ile son dönemin modası olan koşan QB yeteneğini birleştiren Rodgers izlenmesi en keyifli NFL oyuncularından…

Editör notu:
2010 şampiyonluğunun ardından Packers 2011 (15-1 ancak play-off'ta erken elendiler) ve 2012’de üst üste iki sezonu hayal kırıklıklarıyla tamamladı. Her ikisinde de koşu oyunu ve savunmada yaşanan zaaflar etkili faktörlerdi. Ana parçalarında sıkıntısı olmayan Packers eğer Rodgers gibi çok değerli bir parçayı besleyecek yan öğeler bulamazsa bir başka kayıp sezon daha kapıda demektir. Geçtiğimiz iki sezonda yaşanan sıkıntılarında ardından RB kadrosunu derinleştiren Green Bay’de Eddie Lacy bu pozisyon için favori isim. Tüm o rekabetten eğer bir mucize doğmazsa koşu oyununda rol alacak hiç bir isim fark yaratacak karakterde oyuncular değil. Bunun üzerine hücumun geçen yıl dışında önemli bir parçası olan Greg Jennings’in takımdan ayrılması ve Jordy Nelson’ın sakatlıkla boğuşması Rodgers’ın elini zayıflatsa da Packers savunması takımın ne için mücadele edeceğini belirleyecek. Son iki yılki savruk görüntüsünden arınması gereken savunmanın 2010’daki durumuna gelmesi halinde kısıtlı malzemeyle bile Aaron Rodgers’ın neler yapabileceği hala hatırlarda… Zorlu fikstürde ilk üç haftayı bir galibiyetle dahi kapatsalar sezon sonuna dek 11 maç kazanma şansları oldukça yüksek…