Green Bay Packers
Vince Lombardi’nin adını efsaneler arasına yazdırdığı dönem NFL ve Green Bay’in kaderinin de değiştiği zamana denk gelir. Maddi konuların rayına oturmaya başladığı ve gelir paylaşımının getirildiği dönemde küçük bir şehir olan Green Bay’in ligi domine ederek elde ettiği başarılar sayesinde kulüp, NFL’in sadece büyük marketlere ait olmadığının mücadelesini kazandı.
Vince Lombardi’nin adını efsaneler arasına yazdırdığı dönem NFL ve Green Bay’in kaderinin de değiştiği zamana denk gelir. Maddi konuların rayına oturmaya başladığı ve gelir paylaşımının getirildiği dönemde küçük bir şehir olan Green Bay’in ligi domine ederek elde ettiği başarılar sayesinde kulüp, NFL’in sadece büyük marketlere ait olmadığının mücadelesini kazandı.
Ancak 1960’lardaki sükseli şampiyonlukların ardından Packers 1970’ten 1992’ye dek sadece tek bir play-off galibiyeti kazanabildi… Bu dönemde %50’lik galibiyet yüzdesini de sadece beş kez geçebilen Packers için eski günlere dönüş Brett Favre ile gerçekleşti. Favre döneminin ilk 13 yılında (2005’e kadar) Packers NFL’in en fazla galibiyet kazanan takımı unvanına sahipti. Ancak Favre ile sadece bir şampiyonluk kazanan Green Bay, QB değişikliğine gittiği 2007 yılının ardından 2010’da Aaron Rodgers döneminde bir başka şampiyonluğa ulaşmıştı.
Takımın yıldızı: Aaron Rodgers
Fazla söze gerek yok. Bırakın takımı belki de NFL’in 1 numaralı yıldızı Aaron Rodgers. 2005 yılı ilk tur seçim hakkı olan Rodgers kenarda üç yıl bekledikten sonra nöbeti devraldı ve ilk sezonu 28 TD ve 13 INT ile tamamlayarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu ispatladı. Sonrasında üst üste birbirinden harika sezonlar geçiren Rodgers ligin en değerli oyuncusu unvanını söke söke kazandı. Kol kuvvetinin yanı sıra hem mental hem fiziksel açıdan apayrı bir yeri olan 29 yaşındaki QB için söylenilebilecek en doğru benzetme ‘Amerikan Futbolu’nun Zidane’ı demek. Hata marjı çok düşük olan klasik bir QB ile son dönemin modası olan koşan QB yeteneğini birleştiren Rodgers izlenmesi en keyifli NFL oyuncularından…
Editör notu:
2010 şampiyonluğunun ardından Packers 2011 (15-1 ancak play-off'ta erken elendiler) ve 2012’de üst üste iki sezonu hayal kırıklıklarıyla tamamladı. Her ikisinde de koşu oyunu ve savunmada yaşanan zaaflar etkili faktörlerdi. Ana parçalarında sıkıntısı olmayan Packers eğer Rodgers gibi çok değerli bir parçayı besleyecek yan öğeler bulamazsa bir başka kayıp sezon daha kapıda demektir. Geçtiğimiz iki sezonda yaşanan sıkıntılarında ardından RB kadrosunu derinleştiren Green Bay’de Eddie Lacy bu pozisyon için favori isim. Tüm o rekabetten eğer bir mucize doğmazsa koşu oyununda rol alacak hiç bir isim fark yaratacak karakterde oyuncular değil. Bunun üzerine hücumun geçen yıl dışında önemli bir parçası olan Greg Jennings’in takımdan ayrılması ve Jordy Nelson’ın sakatlıkla boğuşması Rodgers’ın elini zayıflatsa da Packers savunması takımın ne için mücadele edeceğini belirleyecek. Son iki yılki savruk görüntüsünden arınması gereken savunmanın 2010’daki durumuna gelmesi halinde kısıtlı malzemeyle bile Aaron Rodgers’ın neler yapabileceği hala hatırlarda… Zorlu fikstürde ilk üç haftayı bir galibiyetle dahi kapatsalar sezon sonuna dek 11 maç kazanma şansları oldukça yüksek…
amerikan futbolunun zidane'ı ha, bu benzetmeyi rodgers için hiç duymamıştım ama beğendim valla.
YanıtlaSilşimdi burada akıllara gelen soru, amerikan futbolunun maradona'sı, pele'si kimdir? futbol tarihinde bunlardan sonra gelen oyuncu olarak mı alıyoruz zidane'ı? :)