11 Ocak 2012 Çarşamba

NFL Konferans yari finalleri

Twitter'in verdiği tembellik ve blog'a gelip-gelebilecek ziyaretçi sayısındaki sabırsızlık sayesinde blog'la ilişkimiz acemi seviyesinin üzerine çıkamadı..
Yaşadığın ülkeyi değiştirince tak

be aldığım sporların niteliği değişmese de niceliğinde önemli farkla meydana geldi.
Basketbol hala 1 numara ama, gerçek basketbol; yani Eurolig... Sadece fikri takip açısından NBA'yı takip ediyorum açıkçası...
Onun dışında, Futbol, atletizm, snooker, bisiklet vs. vs.. hepsi akışında ilerliyor tabii Eurosport bu topraklarda 'çekmediği' ve aradaki 6-8 saatlik zaman dilimi farkı nedeniyle izleme sürelerinde azalmalar var kabul etmek gerekirse..
O zamandan kalan uzatmaları NFL doldurdu son 1.5 senedir...
NFL nedir, ne değildire girmek gereksiz fakat ilgilenen varsa www.nfltr.com 10 numara kaynak.
Neyse aslında bir şeyler karalamayı düşünüyordum ama mesai vaktimden çalıp bu yazıya başlamamamın esas nedeni Türkiye'deyken Amerikan Futbolu oynadığım bir arkadaşım ile geçenlerde twitter üzerinden yaptığımız bir konuşma (tatlı atışma)..
Öncelikle NFL'de veya futbolda şöyle bir durum oluyor onu göze almak çok önemli, maçın rengi bir anda tersine dönebilir aradaki fark isterseniz 3 ya da 4 td olsun, bir top kaybı ya da başka bir kıvılcımla işlerin rengi tamamen tersine dönebilir bu konuda basketbola daha yakın düşünülebilir..
Konuya dönersek son 10 yılda NFL'de oynanan oyun oldukça değişti, (bunu gören bir göz olarak da diyebilirim, ya da 'sen kimsin ülen' diyenlere yorumcu ve eski sporcuların fikirlerini gösterebilirim)

Modern futbol daha çok pas oyununu korumaya ve daha çok skor yaratmaya yönelik artık...

Play-off tablosuna bakıldığında ise gelenekçiler, modernistler ve hybrid :) bulunuyor... Bu satırları yazarken hali hazırda şampiyonluk adayım da elendiği için içim çok rahat.

Girişin ardından yazıları çok çok uzatmamak adına ilk parçanın sonuna geldik diyelim. 2. yazı bu hafta sonu oynanacak maçlara yönelik olacak.