Seabiscuit ve Secretariat (filmini tam olarak izleyemedim ama konuya hakimim) isimli atlar ABD tarihinde filmleri çekilecek kadar önemli safkanlar. Her ikisinin de ufakken başından geçen olaylar kaşı geldikleri zorluklar gerçekten dikkate değer. Şimdi yeni bir safkan efsaneler arasına katıldı. Adı da Zenyatta. Hikayesinde yine 'küçük Emrahlık'lar var. Bulaşıcı bir mantar hastalığı bulunan Zenyatta pedigrisi iyi olmasına rağmen kendine alıcı bulamaz ve sonunda çok ucuz bir rakama satılır..
Başarılı kariyeri 2008'de başlar, 2010'a kadar da koştuğu 19 yarışın 19'unu kazanır. Son yarışından sonra emekli olacağı açıklanan dişi at son yarışında Blame isimli safkana geçilince tarihi bir fırsatı kaçırdı. Eğer boyun farkıyla kaybettiği yarışı kazansaydı ABD tarihinde geçilmeden 20 yarış koşup emekli olan ilk safkan olacaktı. 6 yaşında pistlere veda eden Zenyatta kariyerini 2010 yılının atı seçilip toplamda da 7.5 milyon dolarlık kazançla bitirdi..
Şimdi olayın pazarlama kısmına dönersek; Kafkaslı diye bir arap atı var Türkiye'de hâlâ koşan.. Bence tarihteki gelmiş geçmiş en acıklı at hikayesi ona ait. Gariban (Şampiyon olduğunu kabul ederek) atın 10 günde 3 kez hem de 14'ünde İstanbul, 20'sinde İzmir, 24'ünde Bursa'da koştuğu bile oldu. Ve bu tek örnek değil. Tam 128 kez koşmuş Kafkaslı 5 yılda. Senede 25 koşudan fazla.
![]() |
| Fotoğraf eski asıl kazandırdığı rakam 8.6 milyon TL |
Hadi filmden vazgeçtik Kafkaslı'nın TJK tarafından belgeseli çekilirse ona da razıyız. (Çünkü hâlâ bir Mirhat, bir Karayel belgeseli bekliyor bu insan ama yapan yok)

