7 Şubat 2011 Pazartesi

Konserve paketinden çıkan şampiyonluk!

Packers 1919 kadrosu.
45. Super Bowl'un şampiyonu Green Bay Packers ABD'deki tüm profesyonel sporlar içinde yer alan en küçük şehir. Bunun dışında yine tüm profesyonel sporlar arasında taraftarının sahip olduğu tek takım.. Aslında çoğunlukla taraftarının demek daha doğru. Hissedar sayısı 112 bin, şehrin nüfusu 102 bin :)
Hiçbir hissedar da %4'ün üzerinde hisse senedine sahip olamayacağı için pek de kâr amaçlı bir şirket olduğu söylenemez. Çoğunluğu gönül verenlerden oluşan Packers'ın adı da konserve et üretimi yapan Indian Packing Company'nin (takımın kurucularından Lambeau şirkette sevk memuru olarak çalışıyordu) aylık 250 $'a forma sponsoru olmasından geliyor. Takım 1919 yılında kuruldu.
Paketleyiciler.. İşin ilginç yanı Indian Packing Company takım hayata geçtikten 1.5 yıl sonra iflas edip kapansa da takımın iki kurucusu Curly Lambeau ve George Calhoun minnet duygusundan takımın adını değiştirme gereği duymamışlar.

Ekonomik buhranın tavan yaptığı o yıllarda takım kapanma aşamasına geldi. O zaman da yardım elini lokal gazete 'Green Bay Press-Gazetesi' genel yayın yönetmeni Duluth Kelleys tarafından bulunan 4 yatırımcıyla ayakta kalmış.
Halen takımın hisseleri Green Bay Packers aslı bir kuruluşun elinde ve hissedarların yıllık toplantılarında kalabalık yer yer 18 bin kişiyi buluyor.
NFL'in bu en küçük şehrinin kazandığı 13. şampiyonluk insanı 'Davut vs. Golyat' efsanesi için umutlandırıyor. 

Bir garip Super Bowl! Part.2: Kupa yuvasında

Maça geçersek; esasen 'A' kalite bir maç olmadı. İleride bir gün dönüp bakıldığında Super Bowl 45'in hikayesi Steelers'ın yaptığı 3 top kaybından Green Bay'in çıkarttığı 3 'touchdown' olarak hatırlanacak. Tabii neredeyse 10 as oyuncusu sakat, 4 oyuncusu da maç içinde pert olan Packers'ın en zorlu yoldan gelip şampiyon olduğuyla da..
304 yard ve 3 'td'lık pas atan Aaron Rodgers ise takımını toplamda 13., Super Bowl'da ise 4. şampiyonluğuna taşıdı ve MVP seçildi. Doğrusu Rodgers'ın en iyi maçı değildi ama hatasız bitirdi. İlk Super Bowl'u için 'td'lar dışında 3 tane de kusursuz denebilecek kritik pasa imza attı. Özellikle 1 pozisyonda baskı altında kendini kurtarışı ve attığı pas takdire şayandı.
Fakat nedense bu MVP unvanını %100 kabullenememiştim. Ta ki; Rodgers ödülü alırken yanına Clay Matthews'u isteyip, savunma arkadaşlarını öven bir konuşma yapmasına kadar.
Steelers tarafında ise Ben Roethlisberger kötü oynamadı ama yaptığı 2 top kaybının 'td'a dönüşmesi onu olduğundan kötü göstermeye yetti. Çünkü Big Ben yine kritik 3. hakların 7'sinden ilk hak çıkarttı, 2 de 'td' pası attı ama o artılar ve sayılar anca top kayıplarını nötralize etmeye yetti. Çok yazılacak çizilecek ama o hâlâ büyük anların oyuncusu orası kesin..
Steelers'ın asıl handikapı sadece tek devre full konsantre oynamaları oldu. Tıpkı Jets ve Ravens karşısında olduğu gibi.. Ancak bu kez fark; sonuçta galibiyet çıkmadı.
Hücum tarafında daha doğru işler yapan Steelers'tı. 23 koşu denemesi, 40 da pas oyunu yapan Pittsburgh, sadece 13 kez koşan ve 39 pas atan Packers'a göre dengeli hücum etti. Packers ise ikinci yarı koşu oyununu tamamen terk etti. Zaten top kayıplarına rağmen Steelers'ın son hücumda maçı kazanabilecek fırsatı ele geçirmesinde bu dengesizliğin de payı büyük. Konuyu açmışken, herkes Steelers'a son hücum hakkı geçince Big Ben'in Super Bowl 2008'de Cardinals'ın başına geleni tekrar edebileceğini düşündü, o da olmadı.. Dün Steelers'ın günü değildi anlayacağınız.  

Packers bir de yılın savunma oyuncusu seçilen Troy Polamalu'yu etkisiz hale getirdi. Onu ya birebir kalacağı pozisyonlarda dışarıda bıraktılar (diğer tarafa pas atarak) ya da üzerine iki kişi birden saldılar.. Böylece Polamalu'nın pas damarlarını kapatmasına izin vermediler ve koşu oyununun eksikliğini hiç aramadılar üstüne 2 'td'u da Polamalu'nun bulunduğu yerden yaptılar.

Sonuçta Packers zor yoldan gelip efsanevi koçlarının adını taşıyan Vince Lombardi Kupası'yla küçücük şehirlerine döndü. En son 1996'da Brett Favre ile kazanılan şampiyonluk yalnız kalmıştı, bakalım ilk Super Bowl'unu tıpkı Favre gibi 27 yaşında kazanan Aaron Rodgers yeni başladığı işin devamını getirebilecek mi? Şimdiden bahislerde Patriots ile birlikte gelecek yılın favorisi olarak açıklandılar bile.

Bir garip Super Bowl! Part.1

1.8 milyar dolarlık stat, ekrana kilitlenmiş 1 milyara yakın insan, Amerikan televizyonu ve sporunun 1 numaralı sahnesi ve koskoca bir fiyasko.. Super Bowl'un maç öncesi ve devre arası performanslarının tek kelimelik özeti; fiyasko..  
Öncelikle bir konu dikkatimi çekti. ABD'deki ilk Super Bowl'um olduğundan mıdır bilemem ancak beraber izlediğim ABD'li arkadaşlarım da oldukça şaşırdılar bu duruma. Maçın başlamasına yarım saat kala yaklaşık 5 dakika süren bir Amerikan ordusu propagandası yayınlandı. Otomatik Portakal psikolojisi geçtikten sonra dakika dakika maça yaklaştık. Keith Urban, Maroon 5, Candice Villesca ve Glee'nin yıldız ismi Lea Michele performanslarını sergilediler. Bu arada şu ana kadar saydıklarım gayet başarılıydılar. Sıra Amerikan Milli Marşı'na geldi.
Açıkçası Christina Aguilera'yı sahnede görünce acaba marşı ne hale sokacak diye düşünmüştüm. Ancak o öyle bir hata yaptı ki iş 'yorum farkı'nın dışına çıktı.. Sorun marşın ileriki bölümünde söylenmesi gereken 'The Star Spangled Banner' ı  taa başta seslendirmesiydi. Performansı buradan izleyebilirsiniz; Aguilera'nın bir çuval inciri berbat ettiği o yer 54. saniye ile 1.07 arasında. Ve o hatayı fark eden iki Green Bay'li oyuncunun (32 Brandon Jackson-57 Matt Wilhelm) birbirlerine attıkları bakışı da o saniyeler arasında yakalayabilirsiniz.
Aguilera daha sonra yaptığı açıklamada "Affedilemeyecek bir hata yaptım. Sadece herkesin bu ülkeye olan sevgimi hissedip, beni anlayışla karşılamasını umarım" derken, söylenecek başka bir söz bırakmadı. Bu arada Aguilera'nın Pittsburgh doğumlu olduğunu ve dün bir değil iki kez kaybettiğini de belirtmek gerek.
Gelelim Bridgesotne Devre Arası Şovu'na; hadi en azından Christina Aguilera'nın sesi güzeldi. Ya Black Eyed Peas'e ne demeli. Bağırmaya çalıştıkları her an elim kumandaya gitti. Ne kadar kötü olduklarını anlatmaya kelimeler yetmez, lütfen izleyin ve görün. Bu işitsel faciaya Usher da katılınca devre arası şovu iyice çekilmez olmuştu ki çok şükür ikinci yarı zamanı geldi. Fakat şovun görsel olarak etkileyici olduğunu kabul etmek gerek.

Super Bowl yayınının ardından şu aralar ABD'de pek bir favori olan Glee başladı. Bilmeyenler için müzikal komedi lezzetinde sevimli bir dizi olduğunu belirtmek gerek. Haliyle adam üst üste müzikal performans izleyince karşılaştırası geliyor. Açıkçası da keşke Super Bowl'daki tüm şov Glee ekibince yapılsaydı diye konuştuk. 

Son konu ise reklamlar. Pepsi, Doritos, Anheuser Busch (Bud Light, Budweiser), GoDaddy.co, Coca-Cola, CareerBuilder, E*TRADE, Mercedes-Benz, Hyundai, Audi, General Motors ve Volkswagen değeri 3 milyon dolara varan reklamlarla FOX'u daha da zengin ettiler. Amerikan kamuoyunca Doritos reklamları ön plana çıksa da ben Volkswagen'in Darth Vader Jr.'Lı reklamıyla BudLight'ın köpekli reklamını çok beğendim. Ama açıkçası reklam konusunda da otoritelerin pek tatmin olduğu söylenemez. USAToday'in düzenlediği ve kazananın halk oyuyla belirlendiği yarışmada ise Doritos ile BudLight'ın köpekli reklamları 1.'likte yenişemezken, Volkswagen 3. sırayı aldı. Ayrıntı isteyenler için gelsin.