28 Ekim 2013 Pazartesi

GIF'lerle NFL'de haftanın özeti -2


Maçın daha ilk pozisyonu 1&10 ve tarihin en uzun QB Run touchdown'ı geliyor. Maçın da kaderi biraz olsun o anda çizildi açıkçası. Zaten hücumu sıkıntılı olarak Steelers ilk çeyreğin başında 14-0 geriye düştü ve sonrasında koşu oyunlarıyla saati kontrol eden Raiders maç sonuna kadar avantajını korudu ve 21-18 kazandı...

Pryor bu göz alıcı başlangıcın ardından maçı oldukça vasat bir performansla sürdürse de bu bile galibiyete yetti...Steelers hücumunda sıkıntı hala büyük.



terr


Bu seneki Halloween'in modası sezona 8-0 ile başlayan Kansas City Chiefs'in koçu Andy Reed'in şapkası ve bıyığı...Chiefs evinde Cleveland'ı 23-17 yendi.


Photo via CBS


Washington adına 'Mile High'dan akılda kalan bir bu sahne var bir de bi' ara 21-7 önde oldukları an herhalde. Maç içinde yine dizinden sakatlanan RGIII'nin attığı sayılı güzel paslardan biriydi...

Çoğu kişi diz sakatlığının RGIII'nin koşu oyununu etkilemesine odaklanıyor. Ancak kuvvet ayağı olduğunu düşünürsek bu onun pas performansını da çok kötü yönde etkiliyor...

RGIII paslarının sadece %59'unda hedeflerini tutturdu...


GIF via Cork Gaines (@CorkGaines)

Denver ise geçtiğimiz hafta aldığı mağlubiyetin üzerine kötü bir başlangıç yapsa da 38 karşılıksız sayı ve 31-0'lik son çeyrek skoruyla acı bir yenilgi tattırdı.

Peyton Manning'den bahsetmek gerekirse vasat bir günündeydi Peyton. Maçı da zaten(!) 354 yard, 4 TD(!) ve 3 INT ile tamamladı...
Aşağıda ilk 8 maç sonunda Peyton Manning'in istatistikleri, sezon sonu tahmini ve Tom Brady'nin 50 TD attığı 2007 sezonun ilk 8 haftasındaki rakamları var.

Öte yandan Peyton 2004'te 49 TD ile rekoru kırdığında ilk 8 maçta 26 TD'a karşılık 4 INT atmıştı.


Oyuncu
Ilk 8 maç 
Pas Pas Deneme % Yard
TD TD% INT INT% QB Rating
Manning 237 333 71.2 2919
29 8.7 6 1.8 119.4
Tahmin 474 666 --- 5838
58 --- 12 --- ---
Brady 2007 198 267 74.2 2431
30 11.2 2 0.7 136.2
Final 398 578 68.9 4806
20 8.6 8 1.4 117.2


Hücumu aksayan Patriots'in savunması imdada yetişiyor ve takıma ivme kazandırıyor. Ancak bi INT bir başka... Koordinasyon, uyum ve zeka kokan bir defansif hamle

Pats INT


Ardindan Tom Brady'nin kariyerinin 343. TD'i geliyor. Brady su anda tum zamanlarin 4. sirasinda...


BRADY

Savunmada çok kaybı var Patriots'ın... Hücumda ise Brady son yılların en düşük rakamlarıyla oynuyor (Hele Fantasy Footbal için tam bir felaket) ama yine de Patriots 6-2 ile AFC East'in rakipsiz lideri.

Haftanın diğer kayda değer rakamlarından biri de Marvin Jones'un 8 kez topla buluşup 4 TD'a imza atmasıydı.. Maçı 49-9 kazanan Bengals'te Andy Dalton 5 TD pası atarken, diğer 2 TD ise savunmadan geldi.

Giants, Eagles'i 15-7 yenerken iki hücum da TD üretemedi. Maçın tek TD'i Eagles savunmasından geldi.




GIF'lerle NFL'de haftanın özeti -1

NFL'de haftanın belli başlı olay ve maçlarını gif ve fotolar'la özetlemeye çalışacağım gif'lerinneredeyse tamamı alıntı ama yorumlar bana ait ;)


Sizleri biraz ısındırabilirsem gelen tepkilere göre 'playbook' çalışmasına bile başlayabilirim

Cowboys-Lions maçının tek karede özeti
cowboys
 
Tüm maçı önde götüren Cowboys tam kazandım derken (bknz üstteki gif) basiretinin bağlanıp Matthew Stafford'un (çok yetenekli ve zeki -spor zekasından bahsediyorum- olduğunu düşünmesem de) da bundan kurnazca faydalanarak galibiyeti Lions'a götüren TD'ı
 
 
 
Dez Bryant'ın bu durum karşısındaki delirisi veryansını (işin asli Bryant'ın bu çıldırısı 3. çeyreğin sonuna doğru yaşanıyor zaten skordan da anlayacağınız üzere Dallas 13-7 o anda önde)
 
 
 
İlgili not: Dez Bryant'ın yeteneklerinin sınırı olmadığını herkes biliyordu fakat bu ve bunun benzeri karakter sorunları endişesi nedeniyle 2010 Draft'inde 24. sıraya kadar düştüğü konuşulmuştu.
İlgili not 2: Maç sonunda Tony Romo'sundan, Jason Garrett'ına hatta Cowboys'un sahibi Jerry Jones'a kadar herkes durumun normal olduğunu ve Bryant'ın tüm o gerginliği takım menfaati adına yaptığını kabul etmiş durumda..
 
Dez Bryant'in Jason Witten'la olan tartismasi.
 argue2

 
Kötü yönünü ortaya koyduk ama Bryant müthiş bir oyuncu. Bilenler bilmeyenlere görenler görmeyenlere anlatsın...










Tabii ki unutmadan geçmemek gerek 'Megatron' lakaplı Calvin Johnson bu maçta 329 yard'lık pas yakalayarak tüm zamanların normal sürede en fazla pas yardı alan oyuncu olma rekorunu kırdı. Uzatmalı rekor ise Flipper Anderson'a ait 336 yard...

Johnson'ın 87 yard'lik TD'ıDillere destan Cowboys savunmasını da unutmamak gerek tabii... Ah Cowboys sen de olmasan nasıl eğleneceğiz. Kazanman da eğlenceli, kaybetmen de...

calvinjohnson

27 Ekim 2013 Pazar

Muhteşem ‘Dörtyıl’

RedBull halkla ilişkilerle temastayız,
- Sebastian Vettel ile röportaj istiyorum.
* İsterseniz Mark Webber veya David Coulthard ile röportaj ayarlayalım.”
-Tabii onlar da olur ama Vettel ile bir röportaj yapalım, zaten diğerleriyle herkes yapıyor.
*En kısa sürede size döneceğiz.
-Teşekkürler….

Aradan 15 dakika geçmemişti ki daha 20 yaşındaki Sebastian Vettel ile röportaj onayımız alınmıştı. Sıradan bir F1 pliotu için bile günler öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerektiği düşünülürse hiç de fena bir hız değildi… Ve RedBull her zaman için basına ulaşma konusunda çok hızlıydı; ta ki 2. markalar şampiyonluğunu kazanana dek… Vettel, o zamanlar Toro Rosso takımının sürücü koltuğuna henüz yeni geçmişti. Macaristan GP’siyle başlayan Vettel’in Formula 1 macerası bugünlerde saltanata dönüştü… Ama ben onunla röportajı bir önceki seneden kafama koymuştum. 19 yaşında bir F1 aracının direksiyonuna yarış hafta sonunda geçen en genç pilot unvanını kazandığı 2006 Türkiye GP’sinde pist rekoruna imza attığından beri sorular kafamda dolanıyordu…

O günlere dönmek gerekirse; Vettel’in yeteneklerinin herkes farkındaydı ama yine de kimse o zaman hatta kendisi bile Vettel’in daha 27’sine gelmeden 4 dünya şampiyonluğu kazanacağını aklından geçirmiyordu. Belki de bu beklenti eksikliği sayesinde bir röportaj klasiği olan ‘Motorhome’ röportajı yerine lansman yapılan bir prefabrik ‘kutu’da röportajımızı gerçekleştirdik.
Şimdiki hırsı o zaman da sabitti; zaten büyük şampiyon olmanın farzlarından olan o ihtirasa varabilen hırs, ya vardır ya da yoktur sonradan kazanılabilen bir yetenek değildir…

Genç olmanın verdiği utangaçlık yarı Almanca yarı İngilizce sürdürdüğümüz röportajın taraflar açısından yarattığı ufak rahatsızlık sohbetin tatlı bir gerginlikte sürmesini sağlasa da F1 uzmanı dostum Fatih Yurdatapan ile genç pilotu yaklaşık 25 dakika boyunca soru yağmuruna tuttuk…

Geçen yarım saatlik söyleşinin sonucu ise daha enteresandı. Gazeteye verdiğim ‘done’ler spor servisi mutfağındaki kimseyi tatmin etmemiş (büyük bir kısmı Vettel’i tanımıyordu dahi) bu yüzden de röportaj sadece bir resim altı olarak mürekkeplenmişti… O röportajdan gazete kağıdına geçmemiş kayıtlara baktığımda ise Vettel’in içindeki şampiyonu görmek en basit hamleydi.
“Piste çıktığımda kimseyi tanımam” demişti o gün ve bunu geçtiğimiz yıllarda defalarca gösterdi de. Michael Schumacher’in 32 yaşında ulaştığı dünya şampiyonluğu sayısını daha 26’sında yakaladı. Sorulardan biri de oydu, “Hedeflerin arasında Schumacher’in rekorlarını kırmak var mı?”, “İlk hedefim gelecek yarışı kazanmak” demişti. Gelecek yarışları kazana kazana üst üste 4. şampiyonluğuna ulaştı Vettel....
Vettel büyük ihtimalle dönüp baktığında ‘0’ noktası olarak o 18. tamamladığı ya da önceki sene test pilotu olarak gelip pist rekoru kırdığı Türkiye GP’lerini görmeyecek ama en azından onu ve şampiyonluklarını takip açısından benim için ‘0’ noktası o iki Türkiye GP’si…

21 Ekim 2013 Pazartesi

NBA: Yeni sezon yeni sorular yer yer cevaplar

Beyzbolda ‘Dünya Serisi’nin başlaması biz Türk spor serverler için pek bir şey ifade etmese de bütün sporlara ilgiyle bakan gozler icin NBA’in müjdecisidir. 21 Ekim’den 31 Ekim’e kadar oynanması planlanan MLB World Series’in ardından 29 Ekim’de NBA ‘motor’ diyecek... NBA’de bu sezon yine her sezon olduğu gibi bir çok yanıt bekleyen soruyla başlayacak.

1.Heat =? 3-peat

Dallas Mavericks sahibi Mark Cuban geçen günlerde yaptığı açıklamayla LeBron James ve Miami Heat’e yönelik sevgi-nefret ilişkisini net özetledi. “NBA’in başarılı olması için kahramanların anti-kahraman da olması lazım. Miami’nin ‘Big 3’si; onların başarıları ve onlara duyulan nefret lig için çok iyi…”
Sporda çok basit bir denklem vardır ne kadar başarılıysanız o kadar sevilirsiniz ve ne kadar sevilirseniz bir o kadar da nefret edeniniz olur. Heat’te o üçlü bir araya geldiğinde ve gelirken ki süreçte yaşananlar büyük bir nefreti ortaya çıkarttı. Ve ilk sezon her ne kadar büyük yıldızlar olsalar da başta LeBron James olmak üzere o nefret altında biraz ezildi Heat.
Nefret edenlere karşı bir şey yapılamayacağının savaşını veren LeBron James durumdan vazife çıkarttı ve zaten basketbol için üst sınır olan yeteneklerini daha da yukarı taşıyarak son iki sezonda Miami’yi şampiyonluğa taşıdı.
2013-14 sezonunun anlamı bir başka hem Heat hem de LeBron için. Üst üste 3. şampiyonluk (3-peat) yolunda olan LeBron James’in sezon sonunda Miami ile sözleşmesi bitiyor.  Olası bir 3-peat’le birlikte de bu üçlü en azından NBA’in gelmiş geçmiş ‘3-peat’ yapan en iyi kadrolar arasında anılmaya başlanacak ve bir bakımdan anı ölümsüzleştirmiş olacaklar…
Kadrosuna Michael Beasley ve Greg Oden’i dahil eden Heat geçtiğimiz yıla oranla 'saf yetenek' seviyesini artırdı denebilir ancak işin mental yönünde sıkıntı doğabilir. Çünkü hatırlanacağı gibi son iki sezonda şampiyonluğu getiren anahtar isimler Shane Battier ve Mike Miller olmuştu. O iki isim gibi oyun zekası yüksek ve kendini oyuna adayan isimlerin kilit performansları şampiyonluk yolunu açmıştı. Şimdi Mike Miller gitti ve Shane Battier’in de yaşı dolayısıyla rolü daha da küçülecek. Onların yerini kesinlikle daha potansiyelli fakat iki emektar isim kadar 'akil' olmayan James Jones ve Michael Beasley dolduracak. Bu da uzayan sezonda ve play-off’ta sıkıntı yaratabilecek bir durum. En büyük favori Heat ama Heat taraftarları dışında da herkesin kaybetmesini beklediği takım da Heat…

2.‘Sil baştan başlamak gerek bazen…’ mi?
İki sezon önce Peyton Manning sakatlığında Indianapolis Colts sezona berbat bir başlangıç yapmış ve sonrasında da 'Suck for Luck' mentalitesiyle sezonu başladığı gibi dipte bitirmiş ve NFL Draft'inde 1 numaralı seçim hakkını kazanmıştı. Lakers'in da önünde böyle bir seçenek var...Önce Bynum takasla, sonra Howard ‘free-agency’ ile son olarak da Kobe’yi sakatlıkla kaybeden Lakers için gelecek tablosu hiç aydınlık değil. Tabii kulüp, tarihinde bu duruma defalarca düşse de ‘Melekler Şehri’, her defasında süper yıldızları ışığın cazibesine kapılan sivrisinek (ve diğer böcekler) misali etrafına toplamayı başarmıştı.
Ancak geride bıraktığımız sezon iki kritik gelişme oldu ve artık herkes Lakers’tan şüphe eder durumda. İlki tüm o ‘ışık oyunları’nın sahibi efsanevi patron Dr. Jerry Buss vefat etti akabininde bir süper yıldız olan Dwight Howard, Lakers’ı reddederek Houston Rockets ile anlaştı. Karizması çizilen Lakers’ın Kobe dışında kadro olarak elinde neredeyse hiçbir şey yok. Önlerinde iki yol var. Ya ‘beş benzemez’ kadrolarıyla blöf yaparak sıradan bir takım olarak play-off’a tutunmaya çalışacaklar ve tüm güçleriyle gelecek yıl ki ‘free agency’e (LeBron James, Carmelo Anthony vs.) saldıracaklar .
Ya da tüm sezonu kenara koyup ligde kötü bir durumda normal sezonu tamamlayarak gelecek yılki draft’te geleceğin LeBron’u olabilecek Andrew Wiggins piyangosuna bilet alacaklar… Ne olursa olsun Lakers severler için sancılı bir sezon olacağı gerçek…

3.Derrick Rose’un dönüşü?
Geçtiğimiz sezonun en büyük polemik konusu Derrick Rose’un Aralık 2012 olarak açıklanan dönüş tarihini neden sürekli olarak ertelediği ve takımını play-off’ta neden yalnız bıraktığıydı. Rose tüm bu eleştirilere duygudan uzak çok mantıklı bir biçimde cevap vermişti: “Chicago organizasyonuna karşı sorumluluğum sadece 1 sezonluk değil. Kariyerime ve kulübün geleceğine tam hazır olmadan dönüp geçireceğim bir sakatlıkla zarar veremem. O yüzden %100 olmadan dönmeyeceğim.”
Taraftar bakış açısıyla anlaması zor fakat ‘business’ açısından doğru bir karar. Açıkçası Derrick Rose, NBA’de belki de içine en kapanık ve egosunu en iyi kontrol eden yıldız. Sezon öncesi kampında ve maçlarında iyi durumda olduğu da çok açık ortada. İki sezon önce Rose sakatlanmadan Miami’ye karşı dişe diş mücadele ortaya koyan Bulls bu sezon da yine Miami’nin en büyük rakibi olacak. Rose’un dönüşünün Heat’ın kabusu olup olmayacağını göreceğiz.
Şimdilik hazırlık kampında ve maçlarında patlayıcı gücünü kaybetmemiş; daha doğrusu yeniden kazanmış gözüken Rose'un Bulls'u bir üst seviyeye çıkartacağı kesin. Fakat kadro derinliği geçtiğimiz sezona göre zayıflayan Bulls play-off'ta savunmasına tutunacak. Mike Dünleavy Jr.- Belinelli değişimi az-çok seviyeyi korumaya yeter ama Nate Robinson'ın o dengesiz ama patlayıcı 'bench' etkisini özleyecek gibiler...  

4.Yaşlı kurtlar bir kez daha dans edebilecek mi?
a-) Yaş konusu açıldığında San Antonio Spurs herhalde akla gelen ilk takım. Bayrak isimlerin adeta Devlet Memuru gibi takımdaki ilk günlerinden emekliliğe giden yolculuğuna defalarca tanık olduğumuz bir organizasyon Spurs. Onlar hakkında her sezon sonunda ‘Bu sene sondu’ laflarına neredeyse 6 yıldır şahit oluyoruz. O aradan Spurs 1 NBA şampiyonluğu, 2 Batı Konferansı şampiyonluğu ve 4 grup şampiyonluğu çıkarttı.
Yıllanmış Petrus Şarabi gibiler anlayacağınız. Kadroya eklenen parçalar yürüyen aksamı sorunsuzca çalıştırmaya devam edecek cinsten. Gary Neal’in yerini daha derli-toplu ve istikrarlı olan Belinelli ile dolduran Spurs yine 50+ galibiyet ve ötesine aday. Klişeyle bitirelim: Geçen yılki başarının (şampiyonluktan sadece bir şut ötedeydiler) tekrarı? Çok zor çünkü takımın yıldızlarının bir yıl daha yaşlı olduklarını unutmamak gerek!

b-) Dikkatlerin kesileceği bir diğer 'yaşlı-tecrübeli' takım da Brooklyn Nets olacak. Yaz döneminde şampiyon apoletli Kevin Garnett, Paul Pierce ve Jason Terry’i kadrosuna katan Nets ayrıca Rus milyarder Mikhail Prokorov’un vatandaşı Avrupalı yıldız Andrei Kirilenko’yla da anlaşma sağladı. Açıkçası eldeki Deron Williams, Joe Johnson ve Brook Lopez çekirdeğiyle yeni parçaların birleşimi Brooklyn’de ‘şampiyonluk’ kelimesinin yüksek sesle anılması için yeterli bir sebep.  Sakatlık yoldan uzak durursa ‘yaşlı dizler’ kariyerlerinin son döneminde Brooklyn’e bol elmaslı yüzük getirebilirler.

Aklıma gelen ilk 4 soru bunlardı, sezon başladıkça günler geçtikçe böyle soru-cevap yapmaya devam edeceğim...

2 Ekim 2013 Çarşamba

NFL'de ilk çeyrek skoru(2): 0-4'ler

0-4'ler

Hakikaten burada yer alan takımlar gerçekten kötüler... Ya da aşırı kötü durumdalar...

Jacksonville
Ligin açık ara en kötü takımı... Geçtiğimiz sezon savunmaları biraz biraz iyiydi ama bu sene o da bir felaket... Yaşadığım Eyaletin takımı 'Mizzou'da (University of Missouri) NCAA kariyerini tamamlayan Blaine Gabbert'in QB'si olduğu bir takımdan bahsediyoruz. Şanssızlığıma Gabbert'i en fazla izleyen isimlerden biriyim. Bırakın NFL'de oynamak orta sınıf bir takım olan Mizzou'da bile oynamasını anlayamamıştım. NFL'deki 3 yılında 27 maça çıkması tam anlamıyla koca bir şaka...
Üstüne bir de geçtiğimiz sezonun tamamını çöpe attıran ağır sakatlığın etkisinden hala kurtulamayan M.Jones-Drew'un da bu rezil hücumu kurtarma şansı pek yok. Jaguars ile alakalı kişisel bir davam da var.. Pas oyununda dirhem ilerleyemeyen bir QB, hücumda koşu alanları yaratamayan bir O-Line'dan eski günlerine dönmek isteyen MJD'ye katkı beklemek büyük bir hayal. Ama o hayalin peşinde koşan bendeniz MJD'yi Fantasy Football takımıma seçerek her hafta sınır nöbetlerini ekranıma çağırmış oldum... Yazık çok yazık hem de... En azından bana

NY Giants
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" misali birçok otorite, geçmişte Giants'in ne derin çukurlardan çıkarak Süper Bowl şampiyonluğuna kadar ulaştığı hatırlayarak hala adını koyamıyorlar fakat Giants'in üzerine toprak atmakta fayda var... Nabız çoktan gitmiş. Coughlin'in takımı Giants'in kazandığı iki Süper Bowl sezonlarındaki başarısını özetle derseniz, pas oyununun yolunu açan sağlam bir koşu oyunu, rakip QB'nin ensesinde boza pişiren bir 'secondary' ve Eli'in kol kuvveti...
Eli 4 maçta 9 INT salladı, e iki de Fumble'ı var... Etti mi 11 top kaybı... Çabucak ihale önünü üzerine atılabilir fakat kazın ayağı öyle değil.. Giants 70 koşu denemesinde sadece 230 yard ilerleyebildi.. Üstüne bir de Eli tam 14 kez 'Sack' yedi... Dahası Victor Cruz dışında receiving kadrosu çok formsuz. Tüm bunları birleştirince top Eli'in elinde patlıyor. Sürekli baskı altında kalıyor ve 2-3 saniye içerisinde topu elinden çıkartması gerekiyor. Cruz bilindiği üzere çok iyi bir 'deep' tehdidi fakat onun içinde 2-3 saniye çok yeterli değil. Yine de ikili arasında 4 TD pası gidip-geldi bile. Cruz şimdiden 432 yard'a ulaştı.
Cruz'un 'deep' tehdidi olması hiçbir zaman 'pocket' içinde can güvenliğ`i olmayan Eli'in vaktinden önce topu elinden çıkartmasını ya da başka hedeflere de yönelmesini sağlıyor. Hem Cruz yerleşemeyip, hem diğer oyuncular da formsuz olup, O-Line da QB'sine gereken süreyi veremeyince Giants'a 'mükemmel fırtına'nın tam ortasında kalmak kalıyor... İşleri çok zor. Kronik sıkıntılar düzelecek gibi gözükmüyor. Ama tekbir şans var NFC Doğu'yu kazanmak.. İşler bu kadar kötü giderken bile sadece ama sadece NFC Doğu'da liderden iki maç gerideler...(!)

Pittsburgh
Bu kulübe karşı nedense çok karışık duygular besliyorum.. Şöyle ifade etmek gerekirse; Steelers'i nedense (nedenleri ayrı yazı konusu) çok seviyorum ama 3 yıl önceki Süper Bowl'da Packers'a karşı kaybetmelerini feci şekilde istediğimi de belirtirsem biraz olsun kafanızı karıştırırım umarım...
Steelers için sezon çok kötü başladı, aslında geçtiğimiz sezondan bu yana gelinen noktada bazı kellelerin takımdan ayrılması an meselesi bile diyebiliriz...
Akla gelen ilk isim ofansif kooordinatör Todd Haley.. Aslında iyi bir koç olan Haley çok da saygı duyulan bir isim. Chiefs ile play-off yaptığı sezonun ardından çok kötü geçen ertesi sezon kovulmuş, geçtiğimiz yıl da Steelers'ın OC'lüğüne getirilmişti. Geldiği ilk andan bu yana da Big Ben'le aralarının hiç iyi olmadığı bilinen bir konu. Ancak takımın sorunu ne Haley ne Big Ben'in şımarıklığı. Sorun yetenek eksikliği.
Koşu oyununu zaten unutun. Steelers tarihindeki 'Utanç Duvarı'nda yer alacak şu son iki sezon emin olun. Takımın kimliğini aldığı güçlü savunma oyunu ve yoğunlaştırılmış koşu oyunu 'işçi' kafalı Steelers Kulübü'nün DNA'sını oluşturan ana faktörler.
Savunma hala yerinde ve hala NFL'in en 'elit' takımı ancak hücumdaki sıkıntı savunmanın maç başına görev süresini uzatıyor bu da tecrübeli oyuncuların maç sonlarına doğru yıpranmasını ve gereken yerlerde gereken zamanlarda olamamalarına neden oluyor... Steelers, Michigan State'ten draft ettiği Le'Veon Bell'e son hafta kavuştu. Artık koşarak bir yerlere varabileceklerdir. İlk maçtan iki TD yapan ve Michigan State okul rekorlarını elinde bulunduran bir isimden bahsediyoruz. Steelers için sezonun kalanı bitenden daha iyi olacaktır; sahi nasıl daha kötü olabilir ki!

Tampa Bay
Suçu Josh Freeman'a atarak kurtulmaya çalışan lise müdür yardımcısı kılıklı bir antrenörle ne kadar başarılı olunabilirse o kadar başarılı bir takım Tampa... Greg Schiano kariyerinin büyük bir kısmında NCAA'in köklü takımlarından Rutgers Üniversitesi'nde geçirmiş disiplin hastası bir koç. İlk sezonda 7-9'luk galibiyet oranı yakalayan Schiano, 2. senesinde 0-3 ile sezona başlayınca panik halinde kendi hücum şemalarından çok QB'si Josh Freeman'a ihaleyi devretti ve QB değişikliği istedi. 4. maça çaylak Mike Glennon ile başlayan Bucs, Arizona'ya son çeyrekte mağlup olarak 0-4'lük başlangıca imza attı.
Schiano olayında işleri çirkinleştiren şey ADHD (Dikkat bozukluğu) tedavisi gören ve ilaç kullanan Freeman hakkında NFL Drug programında yer aldığına dair haberleri sızdırması oldu. Halbuki, Freeman programa kendi isteğiyle katılmış ve örnekleri hep kendi isteğiylere verip 46 testte de temiz çıkmıştı. Tampa'dan ayrılmak isteyen Freeman hakkında karalama kampanyası çıkartan Schiano'nun da Tampa'daki ömrü Freeman'la ya da Freeman'siz çok uzun olmayacak gibi. Onun dışında sağlam bir defans, gelecek vadeden bir RB olmasına rağmen sınırlı yetenekteki WR ekibi (V.Jackson hariç) Tampa adına işleri zorlaştırıyor. Fakat Pats maçı dışında takımın kötü mücadele ettiğini söylemek pek doğru değil. Bucs Jets, Saints ve Cardinals'a kaybederken toplamda rakiplerinden 6 sayı daha az üretti. 0-4 takımlar içinde en iyi durumdaki takım onlardı fakat Freeman'ın gidişinin pek bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Ligin dibinde yer alacak kadar da kötü bir takım değiller.

1 Ekim 2013 Salı

NFL'de ilk çeyrek skoru: 4-0'lar

Gezi gündemi, iş değişikliği, Türk sporunun mezarını derin kazması git gide spor hakkında beni içine kapanık bir ruh haline büründürse de NFL biraz da olsun konuşma-yazma güdülerimi fitilliyor...
İlk çeyreği geride kalan NFL'de takımları dereceleriyle ele almaya çalıştım. Fantasy Football nedeniyle birçok maçı izlediğimi belirtmek isterim, işkembeden sallamak yok biz de :)

İlk üç hafta sonunda başladığım yazıya 4. haftayı da katarak ilk çeyrek değerlendirmesine dönüştürmenin daha akıllıca olduğunu düşündüm. İlk önce ligi derecelerden bağımsız 5 gruba ay ırmıştım oynadıkları futbola göre fakat çeyrek değerlendirmesi yapacağımız için galibiyet sayılarına göre 5'e böldüm.

4-0'lar (çok orijinal bi başlık :))
NFL tarihinde lige 4-0'lik dereceyle başlayan tak ımların %80'i play-off yapmış...



Denver
Çok acı başladılar lige... Peyton Manning 7 TD ile son şampiyonu karşılarken, ilk 4 haftada da 16TD'a karşılık 0 INT ile kusursuz hücum performansı ortaya koydu... Peyton daha önce belki de etrafında hiç bu kadar yetenekli futbolcuyla oynamamıştı.. Nereye baksa bir hedef. Üstelik pozisyonunun en iyi hedefleri... Dış WR'ları Thomas ile Decker topu yakaladıktan sonra en fazla yard alan isimler... İç tarafta ise yıllarca Tom Brady'nin slot receiver'i olan Welker, Manning ile ilk 3 haftada adeta 'slot makinası'na döndü... Buna bir de eski basketbolcu 'pamuk eller' TE Julius Thomas'ı ekleyince oyunun pas yönü karşı savunmalar için kafa karışıklığından başka bir şey olmuyor. Örnek olarak 16 TD'un 8'inde Manning'in hedefleri bomboştu... Son bir detay Denver'in kazandığı Oakland maçının 4. çeyreğindeki bir pozisyonda gol çizgisinde olan topu kimin koşacağına dair takımın 3 RB'si Möreno, Hillman ve Ball'in taş, kağıt, makas oynadıkları kameralara yansıdı.. Bence sempatik bir durum... Sonucu merak edenler için Hillman makasla kağıtları kesti ve topu alıp TD yaptı... Broncos farklı bir boyutta şu anda.

New Orleans
Sean Peyton... Başka söze gerek yok. Evet geçtiğimiz sezona göre daha iyi savundukları doğru ancak bu kadar değişiklik takımın gerçek süper yıldızının Sean Peyton olduğunu düşündür üyor. Hadi Drew Brees'e de haksızlık yapmayalım... 
Süper Bowl'un sürpriz adayı olabilirler... Ancak savunmada şimdiden 3 aş oyuncuyu sakatlık nedeniyle sezon boyunca kaybettiler. ve O-Line'da 4 çaylak ile oynuyorlar...

Seattle
Seahawks ise rakiplerinin bir kolunu keserek işe başlıyor... Mesela Seahawks'a karşı oynuyorsanız kafanızdan ko şu oyununu çıkartın... Bu demek olmuyor ki çare 'pas oyunu'.. Ama öyle bi' şey de yok... Mesela sezonun ilk maçında 211 yardlik pas yakalayan Anquan Böldin'i sadece 7 yard'da tuttular... 462 yard'lik pas atan Kaepernick ise sadece 127 yard'lik pas dağıtımı yapabildi... Hücumunuzla değil savunmanızla Seattle karşısına çıkmanız gerekiyor... Yani futbolun çıplak haliyle... Ancak Seattle'ın rüştünü deplasmanda da ispatlaması gerekiyor... 2. yılını yaşayan Russell Wilson'ın iç saha karnesi 9-0... Şu da bir gerçek ki Wilson geçtiğimiz yılki havasından uzakta. NFL'de çaylakken yapt ıklarınızı 2. sezonda tekrarlamak çok daha zor hele hele QB pozisyonunda. Takımlar planlarını takımın diğer uzuvlarını kısaltmaya değil QB'yi. Bu arada son hafta çok sükseli bir deplasman galibiyeti elde ettiler Houston'da 20-3 geride bitirdikleri ilk yarıdan 23-20'lik uzatma galibiyeti kotardılar...



Kansas City
Chiefs sezona istediği ama beklenmediği kadar iyi bir başlangıç yaptı. Andy Reid ve Alex Smith'in takıma katılmas ının ardından hedef büyütecekleri kesindi, hatta diğer takımların durumlarına göre play-off kovalayabilecekleri bile on görülüyordu. Ancak 4-0'lik başlangıç ve bu 4-0'da alınan sonuçlar ortaya konan stabil az hatalı rakibi hataya zorlayan oyun beklentilerin çok ötesine geçti. Hata marjinin azlığı ve top kaybı istatistiği Chiefs'in başarısının sırrı.. 4 INT, 5 fumble ile toplam 9 kaybı yaptıran savunma hiç top kaybı bulunmayan hücumla birleşince Chiefs'in namağlup başlangıcı pek de sürpriz sayılmaz... Ekleme: Giants maçında Chiefs sezonun ilk top kayıplarını (1 fumble, 2 INT) yaptı.
Chiefs'le alakalı bir diğer durum ise kişisel olarak herhangi bir oyuncu bu başarının sebebidir diyemeyiz.. Bu da başarıyı daha da özel kılıyor açıkçası.


Bu grupta ilk kim fire verecek derin merak içerisindeyim.
Oranlara bakılırsa 1 takım dışarıda kalacak istatistiksel olarak.. Bu da adı geçen takımların kendi gruplarını kazanacaklarını hesaba katarak bir takım dışarıda kalacaksa buna en yakın takım Chiefs gibi gözüküyor tabii Broncos'a karşı ne yapacakları çok önemli. İki takım 11. ve 13. haftalarda karşılaşacaklar... O zamana kadar Chiefs yarış içinder yer alırsa bu 4'luden fire dahi çıkmayabilir...

3 Eylül 2013 Salı

NFC Kuzey: Minnesota Vikings

Minnesota Vikings
Vikings NFL’in en renkli kulüplerinden. Kuruldukları 1961 yılından bu yana 27 kez play-off yapıp hiç Super Bowl şampiyonluğu elde edemeyen NFC Kuzey’in en kuzeydeki takımı geçtiğimiz sezon büyük bir surprize imza atarak play-off yapmayı başarmıştı. Ancak bu demek değil ki Vikings için her şey yolunda.
Aksine Vikings’in play-off yapması ve ardından Packers’a karşı aldığı ağır play-off mağlubiyeti takımdaki eksikleri vurgular cinsteydi. Ancak ölü sezonda bu eksiklerin kapatılması yerine yaşanan güç kaybını telafiyle geçiren Vikings için soru işaretleriyle dolu bir sezon kapıda.

Takımın yıldızı: Adrian Peterson
Aslında onu anlatmak için ayrı bir makale, sayfa belki de kitap gerekir. Üstün yeteneğinin yanı sıra Peterson geçtiğimiz sezonki insanüstü performansının ardından ‘Purple Jesus’ lakabını hak ettiğini kanıtladı. Yoksa kimse onun o kadar ağır bir diz sakatlığı ve geçirdiği ameliyatın ardından 8 ay sonra sahalara dönen Adrian Peterson’ın yaşadığı mucizevi sezonu açıklayamaz.. Peterson sezonu, 2097 yard koşarak, -tüm zamanların rekorundan sadece 9 yard daha az- tamamladı. Gücünü savunmaları ezmek için kullanan 28 yaşındaki yıldız kaba bir tabirle rakip savunmaları ezip geçiyor. Artık yarılanma ömrünü tamamlayan Peterson’ın önünde geçireceği bu seviyede 2-3 sezon daha bulunuyor. Yaşayan bir efsaneye tanıklık etmek istiyorsanız artık onun hiçbir maçını kaçırmamalısınız.

Editör notu:
2010’da altı, 2011’de ise üç galibiyet kazanabilen Vikings geçtiğimiz yılı 10 maç kazanarak tamamladı. Greg Jennings takviyesiyle kısıtlı yetenekteki QB Christian Ponder’a ek malzeme sağlayan Vikings artık 3. sezonuna girecek Ponder’dan bir patlama bekliyor. Aksi halde Adrian Peterson’ın aynı rakamlara ulaşarak takımı yine sırtlamasını beklemesi çok da olası değil.
Ponder’ın sorumluluk alamaması ya da alıp da takımı ileriye taşıyamaması durumunda Vikings’in aktif olarak QB arayışı içine girmesi çok doğal. Fikstüre bakıldığında yüzde 50 galibiyet oranı etrafında dolaşılan bir sezon Vikings için olası bir senaryo olarak gözüküyor.

NFC Kuzey: Chicago Bears

Chicago Bears
NFL’in bir başka sembol takımı olan Bears en başarılı dönemini 1932’den 1946’ya kadar elde ettiği 7 NFL  şampiyonluğuyla yaşadı. Super Bowl zamanında ise tek bir zafer elde edebilen (1985) Chicago yeni sezona koç değişikliyle giriyor.
2004’ten bu yana Bears koçu olan Lovie Smith ile ipler geçtiğimiz sezon takımın 7-1’lik galibiyet oranıyla sezona başlayıp play-off dışında kalarak yılı tamamlamasıyla gerçekleşti. Savunma olarak son iki sezondur ligin en fazla skor üreten takımı olan Bears, hücumunda aynı ritmi bulmakta zorlanıyor. Hata marjı yüksek bir QB’ye sahip olan Chicago Bears için hücumdaki çeşitlilik ve başarı savunmaya güç katarsa Bears ligin en tehlikeli takımlarından birine dönüşebilir.
Takımın yıldızı: Brandon Marshall
Marshall, NFL’de ‘Red Zone’daki en etkili WR. Pozisyon bilgisi oyunu okuma yeteneği ve inanılmaz derecedeki el hassasiyeti onu bu konuda NFL’in zirvesine taşıyan faktörler. 2006’da Denver tarafından draft edilen Marshall kariyerindeki yedi sezonda sadece iki kez çift hanelerde TD üretse de bunun sebebi kendisinden çok oynadığı QB’ler. Kyle Orton, Chad Henne, Matt Moore ve Jay Cutler gibi sınırlı yetenekteki QB’lerle mucize arayan Marshall yine de bunlar arasında en uyum içerisinde olduğu Cutler’la yola devam edecek.
Çaylak sezonu hariç 1.000 ‘yard’ı hep geçen Marshall’ın oyun karakteri efsanevi isim Jerry Rice’ı andırıyor. Aldığı temasın ardından pozisyona devam edebilmesi ve hatta skor üretebilmesi onu WR’lar arasında ayrı bir yere koyuyor. 1.93’lük boyuyla izlenmesi ve dikkat edilmesi gereken bir WR.

Editör Notu:
Bears için başarı kriterinin ne olduğu çok önemli. Smith döneminde üç kez kazanılan NFC Kuzey, iki NFC şampiyonluk maçı ve bir Super Bowl bile onun görevi elinde tutmasını sağlayamadı.
Peki Bears taraftarı bu sezondan ne beklemeli? Kağıt üzerinde bakıldığında emektar Brian Urlacher artık olmasa da savunma hala çok önemli bir faktör. Zaten hep öyleydi de… Hücumdaki kritik parçaların ne kadar sağlam kalacağı çok önemli. Cutler-Forte-Marshall üçlüsü ligin en tehlikeli pas üretimi yapabilecek kapasitedeki QB-RB-WR ‘combo’larından biri…
Kötü bir sezonu geride bırakan Forte’nin toparlanmasıyla Chicago hücumu savunmasının elinden tutarak takımı ‘vadedilen topraklar’a taşıyabilirler. Fikstürleri için kolay ya da zor demek pek mümkün değil ancak en önemli değişken kendi hücumları olacağı kesin. Kolayı zor-zoru da kolay yapmak hücümdaki verimin ellerinde…

NFC Kuzey: Detroit Lions

Detroit Lions
Şanssızlık-lanet-becerisizlik… Detroit Lions’ın Bermuda Şeytan Üçgeni… Son altı yılın üç adet 1 numaralı draft’ini kadrosunda bulunduran Lions’ın böylesine yıldızları harcaması şehrin acıklı hikayesinin özeti. Neler yaşamadı ki Detroit şehrinin futbol takımı… 0 galibiyetle tamamlanan sezondan tutun da 3 TD farkla devreye önde girilen sayısız maçı kaybetmeye kadar aklınıza gelebilecek daha birçok şey.
Taraftarlarına neredeyse hayal kırıklığı vadeden Lions -0- galibiyetli sezonun ardından iki sene içerisinde 10 galibiyetli bir takıma yükseldi ancak geçtiğimiz sezon yine vaatleri yerine getirerek sadece dört galibiyet alabildi ve ligin 1 numaralı hayal kırıklığı oldu. Bu sene yarışın içerisinde olması beklenen Lions’ın elindeki malzeme laneti ve şanssızlığı yenecek kalitede…

Takımın yıldızı: Calvin Johnson
Amerikan Futbolu’nun LeBron James’i diyebiliriz ona. Eşleşme sorunu yarattığı kesin. Üstün fiziği ve pozisyon bilgisiyle her tipteki defansa karşı panzehir üretebilen Johnson geçtiğimiz sezon NFL rekorunu kırarak bir sezonda en fazla yard kazanan WR unvanını kazandı. ‘Megatron’ lakaplı Johnson geçtiğimiz yıl TD rakamları açısından oldukça kısır bir sezon geçirmişti. Tekrarının yaşanmayacağı kesin ancak Johnson’ın maçların kazanılması ve kaybedilmesindeki etkisi pek de yüksek boyutta değil. Kanıtı da son iki sezondaki istatistikler… 2011’deki yüksek sayıdaki TD oranına rağmen play-off’ta ilk maçta kaybeden Lions, rekorlarla geçen geçtiğimiz yılki sezonda alınan sadece 4 galibiyet… Detroit’in daha uzun soluklu sezonları için Johnson’ın QB’si ve savunmasından yardıma ihtiyacı var

Editör notu:
Çok ilginç bir takım Detroit Lions. Hele ellerinde bulunan yetenekler doğrultusunda alınan sonuçlara bakıldığında tablo trajikomik. Neredeyse aynı kadro, değişen 1-2 parça ama 10 galibiyetten dört galibiyete düşen art arda iki sezon. Sebep?
Özel takımların görevlerini yerine getirememesi yüzünden Lions son iki sezonda tam 6 maç kaybetti. Bu da onların piyango takımı olmakla play-off takımı olmak arasındaki çizgide gidip-gelmelerini sağladı. Reggie Bush takviyesi, her ne kadar koşu oyununa yanıt olmasa da pas oyununun çapını genişletecek cinste… İyi de bir fikstüre sahip olacak Lions için 9-10 galibiyet barajı tavan gibi gözükmekte. Ancak oldukça çetin geçmesi muhtemel NFC Kuzey içinde alınacak sonuçlarla bu rakam daha az da olabilir…

NFC Kuzey: Green Bay Packers

Green Bay Packers
Vince Lombardi’nin adını efsaneler arasına yazdırdığı dönem NFL ve Green Bay’in kaderinin de değiştiği zamana denk gelir.  Maddi konuların rayına oturmaya başladığı ve gelir paylaşımının getirildiği dönemde küçük bir şehir olan Green Bay’in ligi domine ederek elde ettiği başarılar sayesinde kulüp, NFL’in sadece büyük marketlere ait olmadığının mücadelesini kazandı.
Ancak 1960’lardaki sükseli şampiyonlukların ardından Packers 1970’ten 1992’ye dek sadece tek bir play-off galibiyeti kazanabildi…  Bu dönemde %50’lik galibiyet yüzdesini de sadece beş kez geçebilen Packers için eski günlere dönüş Brett Favre ile gerçekleşti. Favre döneminin ilk 13 yılında (2005’e kadar) Packers NFL’in en fazla galibiyet kazanan takımı unvanına sahipti. Ancak Favre ile sadece bir şampiyonluk kazanan Green Bay, QB değişikliğine gittiği 2007 yılının ardından 2010’da Aaron Rodgers döneminde bir başka şampiyonluğa ulaşmıştı.

Takımın yıldızı: Aaron Rodgers
Fazla söze gerek yok. Bırakın takımı belki de NFL’in 1 numaralı yıldızı Aaron Rodgers. 2005 yılı ilk tur seçim hakkı olan Rodgers kenarda üç yıl bekledikten sonra nöbeti devraldı ve ilk sezonu 28 TD ve 13 INT ile tamamlayarak ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu ispatladı. Sonrasında üst üste birbirinden harika sezonlar geçiren Rodgers ligin en değerli oyuncusu unvanını söke söke kazandı. Kol kuvvetinin yanı sıra hem mental hem fiziksel açıdan apayrı bir yeri olan 29 yaşındaki QB için söylenilebilecek en doğru benzetme ‘Amerikan Futbolu’nun Zidane’ı demek. Hata marjı çok düşük olan klasik bir QB ile son dönemin modası olan koşan QB yeteneğini birleştiren Rodgers izlenmesi en keyifli NFL oyuncularından…

Editör notu:
2010 şampiyonluğunun ardından Packers 2011 (15-1 ancak play-off'ta erken elendiler) ve 2012’de üst üste iki sezonu hayal kırıklıklarıyla tamamladı. Her ikisinde de koşu oyunu ve savunmada yaşanan zaaflar etkili faktörlerdi. Ana parçalarında sıkıntısı olmayan Packers eğer Rodgers gibi çok değerli bir parçayı besleyecek yan öğeler bulamazsa bir başka kayıp sezon daha kapıda demektir. Geçtiğimiz iki sezonda yaşanan sıkıntılarında ardından RB kadrosunu derinleştiren Green Bay’de Eddie Lacy bu pozisyon için favori isim. Tüm o rekabetten eğer bir mucize doğmazsa koşu oyununda rol alacak hiç bir isim fark yaratacak karakterde oyuncular değil. Bunun üzerine hücumun geçen yıl dışında önemli bir parçası olan Greg Jennings’in takımdan ayrılması ve Jordy Nelson’ın sakatlıkla boğuşması Rodgers’ın elini zayıflatsa da Packers savunması takımın ne için mücadele edeceğini belirleyecek. Son iki yılki savruk görüntüsünden arınması gereken savunmanın 2010’daki durumuna gelmesi halinde kısıtlı malzemeyle bile Aaron Rodgers’ın neler yapabileceği hala hatırlarda… Zorlu fikstürde ilk üç haftayı bir galibiyetle dahi kapatsalar sezon sonuna dek 11 maç kazanma şansları oldukça yüksek…

1 Eylül 2013 Pazar

NFC Kuzey’de Yıldız Savaşları

NFC’nin çok kutuplu yapısı bu sezonda yine iş başında. NFL’de pozisyonunun en iyileri olan Aaron Rodgers’lı Packers, Calvin Johnson’lı Detroit Lions, Brandon Marshall’lı Chicago Bears ve Adrian Peterson’lı Minnesota Vikings NFL’deki en çekişmeli grubun çatısını oluşturuyor. Packers yetenek paletinde en renkli takım

AFC Batı: Oakland Raiders

Oakland Raiders
Al Davis’in vefatına kadar NFL’in en renkli takımı olan Raiders Davis’ten sonra açıkçası öksüz kaldı. Siyah-beyaz, kadın-erkek eşitliği konusunda NFL’in çığır açan ismi olan eski antrenör, genel menajer, lig komisyoneri (ligi yöneten isim) ve takım patronu Davis’siz Oakland, ligin en kötü takımı olmamak için 2013 sezonuna başlayacak. 37. Super Bowl’da Tampa Bay’a kaybeden Raiders o günden bu yana sadece 160 maçın 49’unu kazanabildi. Bu süreçte 7 koçla çalışan Raiders yeni sezona yeni bir başka koçla giriyor.
Takımın yıldızı: Darren McFadden
Kariyerinde hiçbir sezonda 16 maç forma giyememiş bir RB’nin takımın yıldızı olduğunu hesaba katarsak Oakland’ın durumunu daha gerçekçi olarak düşünebiliriz. McFadden yetenekleriyle en iyi RB’ler arasında kendine yer bulabilecekken Raiders taraftarlarının düşünebildiği tek şey “Bu hafta oynayacak mı, yoksa yine sakat mı?” 5 sezonda hiçbir zaman için ağır iş yükünü sırtlayamayan McFadden için de kapı yavaş yavaş kapanıyor. Bu sezon kontrat yılında olan McFadden’ın varını yokunu ortaya koyacağı kesin.
Editör notu
Kendini esas adam olarak henüz kanıtlayamamış bir QB, sakatlık ve istikrar sorunu olan bir RB, ağır kayıpları olan bir WR ekibi vs. vs… Zor dostum zor bir sezon daha ufukta. İşin kötüsü yeniden başlamak için de uygun bir yer değil Oakland. Draft haklarını şu anda kadroda olmayan ve kadroda olup da oynamayan isimlere harcayan Raiders’ın önümüzdeki iki sezon için de kısıtlı sayıda draft hakkı bulunuyor. Oakland için care, yeteneklerini istikrarlı bir biçimde sahaya yansıtabilirse Darren McFadden. Ancak onun ekstra performansıyla Raiders’ın ligin dibindeki yerini diğer ‘kötü’ takımlara teslim etmesi doğal.