9 Şubat 2011 Çarşamba

Taşlar Howard'dan, bereketi Arenas'tan

"He says when it gets warm, he'll be better. So we pray the sun comes out a little more so his leg can heal up, I guess." Dwight Howard

Howard bu taşı hâlâ silahtan el çekmenin üzüntüsünü üzerinden atamayan ve bu yüzden de basketbola dönüşünü sürekli erteleyen Gilbert Arenas için söylemiş. Komik ama daha çok trajik ve ne derseniz deyin bazen NBA oyuncularının içine Neyzen Tevfik kaçtığında işler daha eğlenceli hale dönüyor.
Lafın gelişi ve espri olarak söylendiği için oldukça komik..
Trajikomik çünkü;
Son sezonda 316 maç kaçıran 28 yaşındaki Arenas'ı bu kadar etkileyen bacağındaki problemlere Orlando gelecek 4 yılda 80 milyon $ ödeyecek..
Kariyeri boyunca ortalama (çaylak sezonu ve bu yılı hesaba katmayalım) 18'in üzerinde top kullanan Arenas'ın ısınmasını beklemesi demek zaten sürekli şikayet ettiği eline az top gelmesi sorununun daha da büyümesi demek.

Howard'la başlamışken onunla alakalı ama farklı bir konuyla devam edelim.
Dwight Howard şu anda NBA'de benim diyen tüm süper yıldızlardan daha sempatik (Kobe dahil) Çok önemli yetenekleri var ve ligin son 4-5 yıldır en dominant uzunu, sakatlık olmazsa daha da uzun yıllar öyle kalacak.
Aslında sorun da bu zaten.. Maç içinde sinüs eğrileri çizen Howard nasıl oluyor da NBA'de şu anda eşsiz olması.. "Koyunun olmadığı yere Abdurrahman Çelebi dendiğinden" olsa gerek..
Çünkü kabul etmek gerekirse Howard (son zamanlardan örnek verelim) ne bir Shaq, ne David Robinson ne de Hakeem ve hiç olamayacak da.. Bu üç isme karşı bazı avantajları ve dezavantajları olsa da; aslında düşündüğümüzde ne Shaq kadar güçlü, ne Hakeem kadar hareketli, ne de David Robinson kadar sahanın her iki bölgesinde etkili.  Çok atletik orası tamam..
Tabii bunlar fasa-fiso asıl fark oyuna olan bakış açılarında. Büyük üçlü arasında iş disiplini en düşük olan Shaq'tı. Ancak onun bile şu son 5 yılını çıkartın (artık 'globetrotters' moduna girdiği ve şampiyon yağabildiği yıldızların şeceresini tutmak gibi bir zevk edindiği için) maç içi konsantrasyonu her daim zirvedeydi. Howard ise ilk çeyreğinde 18 sayı attığı maçı 22 sayıyla tamamlayabilecek kadar oyundan kopuyor..
 Başa dönersek takımın yıldız oyuncusunun başarılı olmak adına rest çekmesi veya blöf yapmasını ya da takım arkadaşlarını motive etmek için taşlamasını kabul edebilir ancak çuvaldızı da kendine batırması da gerekmez mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder