27 Temmuz 2010 Salı

Yapma Vettel, yapma Schumi, yapma Sutil, yapma Rüştü

Hockenheim'da koşulan Almanya GP'si sonucunda bana sorarsanız aslen kazanan olmadı.. Alonso'nun yeteneklerine denecek laf yok ama şımarık çocuk tavırları çoğu F1 izleyicisinin sinirlerini hoplatıyordur eminim.. Takım emirleri uygulayan Ferrari kuzey fabrikadaki "İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim" mottosunu puan versiyonuna uygulayamadığı için ciddi prestij kaybetmiştir ama onlarını bunu pek umursamadığını zaten geçtiğimiz yıllardaki -2002 Schumi-Barrichello- vakasından biliyoruz.
Neyse Ferraribir kenara Almanya'da diğer kaybedenler listesindekilerin ortak özellikleri Alman olmalarıydı sanki..
*Vettel pole'de başladı, 3. bitirdi..
*Rosberg, Schumi ve Mercedes kayıplardaydı ve ilk 3 pilottan tur yediler..
*Force-India'nın yükselen değeri ve yeteneklerini günden güne geliştiren Adrian Sutil sezonun en kötü yarışını çıkartarak 17.'likte kaldı.
*Hülkenberg 13. Glock ise 18. olabildi.

Oysa Vettel hafta sonuna öylesine moralli başlamıştı ki; öncelikle Happenheim'da -memleketinde- binlerce hayranının desteğiyle adeta gövde gösterisinde bulunmuştu.. Cumartesiyse pole pozisyonu üst üste 3. kez kaparak kendi rekorunu kırmıştı.. Ancak yarış günü dilediği gibi geçmedi. Henüz startta arkasındaki iki kırmızıya geçildi ve yarış da öyle bitti.
Peki sorun Vettel'de mi?
Çoğu F1 otoritesine göre en iyi araç RedBull'da.. Ancak talih İstanbul Park'taki yarıştan sonra takıma sırt çevirmiş gibi.. Türkiye GP'si öncesinde McLaren'e karşı 27 puanlık avantajı bulunurken, İstanbul'daki Vettel-Webber çarpışması sonucunda 1 puan geriye düştü ve o günden beri de bir türlü belini doğrultamadı.. Ortada bir sorun olduğu kesin..
Yoksa düşünülenin aksine Ferrari doğruyu mu yapıyor?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder