8 Ağustos 2010 Pazar

Sırbistan; her zamankinden..

Sistem, ekol gibi klişeler konuşulurken aklıma gelen ilk ülke Sırbistan'dır.. 7 hadi en bölünmemiş zamanlarını da işin içine katarsak 10-11 milyonluk bit kadar ülkenin hemen her dalda söz sahibi olması oldukça sinir bozucu zaten.. En önemlisi isimlerdeki farklılıklar sahadaki oyunun niteliğini değil sadece niceliğini değiştirir.. Mesela Polonya 2009'da 2. olan takımı ve onlarla olan maçımızı hatırlayalım.. Markoviç denilen 88 doğumlu genç bir çocuk bizim maçta -doğru hatırlıyor muyum diye kontrol ederekten- 4'ü bomboş olmak üzere set üzerinden oynanan tam 5 üçlüğü karavana sallamıştı..
O şutları kullanan Stojakoviç ya da Jariç olduğu zaman, saha kontrolü de Bodiroga'da olunca -2001'deki gibi- şampiyonluk gelebilir, yaş ortalaması 21 olduğunda -Teodosiç 20, Veliçkoviç 21, Tepiç de 20- ise 2007'deki gibi- derece 13.'lükte kalabilirdi.. Ama görüntü üç aşağı, beş yukarı pek de farklı olmazdı.. Şimdiyse tam ara süreçteler. Teodosiç o en üst seviyedeki yeteneklerden.. Veliçkoviç, Tepiç, Krstiç, Peroviç gibi isimlerle kalite konusunda pek de yadsınmayacak görüntüdeler..

Sözün özü isimler değişir Sırplar baki kalır..


Not: Bu yazı daha Türkiye-Sırbistan maçı başlamadan yazılmıştır.. Konu ve kişilerin kesinlikle skorla alakası yoktur..
Güncelleme: Sırbistan, Savoviç'in dengeleri değiştirdiği maçı 83-70 kazandı.. Biz de ilk ciddi rakip karşısında dönem dönem etkili olsak da galibiyet çıkartamadık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder