31 Ocak 2012 Salı

World's Biggest Game

World’s Biggest Game… Giants, iki hafta önce uzatmada FG ile 49’ers’i yendiğinden beri radyoyu her açışımda duyduğum ve her duyduğumda da serin sulardan kızgın kumlara düşmüşcesine içimi acıtan bir ruh haline büründüğüm ve artık trend olmaması gereken bir laf.
Laf işte; Super Bowl’un önemi reklam gelir-gideri bakımından şov dünyasının önemli bir figürü olduğu kesin. Ki bana kalırsa ‘fantasy football’ ile süslenen bir NFL normal sezonunun yanında ‘play-off’lar sönük kaldı ve kalacak fakat dediğim gibi bu sadece kişisel bir görüş. Tabii bunda Steelers’ın daha ilk turda saçmasapan elenmesinin de etkisi büyük.



En büyük olmanın birkaç boyutu var elbette; Ekonomik veriler, reytingler ve Amerikan medyasının hormonlu bakış açısı. Birbiriyle iç içe olan rakamsal verilerde uzun yıllardır Süper Bowl’un en büyük rakibiydi UEFA Şampiyonlar Ligi Finali. İlk olarak 2009 yılında Şampiyonlar Ligi Finali, Super Bowl’u toplam izleyici rakamında geçti.
Dünya genelinde maçın herhangi bir bölümünü izleyen sayısı 206 milyona ulaşan UCL Finali, 153 milyonda kalan Super Bowl’u sadece geçmekle de kalmamıştı.
2011’de ise senaryo biraz daha değişti; UEFA final gününü cumartesine alınca izleyici rakamları “Nerede kaldı o eski rekabet” tarzında uçtu. UCL Finali hakkında net bir resmi rakam bulunmasa da dünya genelinde 250-300 milyon barajında olduğuna dair BBC kaynakları bulunmakta. NFL ise kendi rakamınının üzerine koyarak 163 milyon rakamını aştı.
Not: Tabii tüm bu veriler 'legal'. Yayıncı kuruluşlar dışında internet linkleri ve topluca izlenen yerleri kapsamamakta.
* * *
Maddi boyut ise daha çetrefilli. İstatistiklere göre Süper Bowl’un düzenlendiği şehre maddi getirisi yaklaşık 500 milyon $ civarında. Ancak bu rakamları bir anda gelir kalemine eklemek o kadar da kolay değil..
Çünkü NFL'in getirisi kadar götürüsü de oldukça fazla. 2004 yılında iki Holy Cross Üniversitesi profesörü tarafından yapılan araştırmaya göre 1970 ile 2001 arasında yapılan Super Bowl'ların düzenlendikleri şehirlere getirileri ortalama 58 milyon $.
Buradaki kritik nokta şehirlerin Super Bowl almaları için astarı kadar harcama yapmaları. Mesela son olarak geçen yıl Dallas'ta yapılan Super Bowl'un Arlington-Dallas'a getirisi diğer yılların  rakamlarına göre vergiye dönüştürülen gelir %4'ün biraz üzerinde.
600 milyon $'ın üzerinde bir gelir düşünülürse şehir için giderlerinin de devasa boyutta olduğu daha net anlaşılacaktır. Tabii ki kazanılan prestij ve tanıtım imkanlarının yanında bir de kâr edilmesi olumsuz bir durum değil fakat burada önemli olan nokta; dikkat çekilen ilk fahiş rakamların pek de doğru olmadığı gerçeği.



UCL Finali'ne dönersek; tarihteki ilk cumartesi finali olması nedeniyle seyirci rakamları geometrik olarak artarken ev sahibi Londra'nın da net kazancı hafta sonu için 100 milyon $ rakamına ulaştı.
Tabii ki burada Wembley'in yapımına harcanan 1.5 milyar $'ın bu rakamlara dahil edilmemesini unutmamak lazım. Fakat aradaki fark da bu aslen. Çünkü Amerikan Profesyonel Sporlarında stat yapımına şehir bütçesinden ödenek çıkartılırken, Wembley ise FA ile hükümetin adeta Londra'ya bir armağanıydı.
* * *
World's Biggest Game. Rakamları alt alta yazarak organizasyonun şehirlere katkısı ve televizyon reytingleri açısından UCL Finali, Super Bowl'u alt etti gibi...
Ancak Şükran Günü'nün ardından ABD'de en fazla yemek tüketilen gün olan Super Bowl'un Amerikan ekonomisinde yarattığı etki inanılmaz. Super Bowl hafta sonunda ABD'de toplam 10.1 milyar dolar harcanıyor.
UCL Finali'nde ise bu verilere ulaşmak mümkün değil. Avrupa, Kuzey Amerika ve Latin Amerika'daki rakamlara ulaşmakla beraber Afrika ve Asya'nın tam bir kapalı kutu olması hesaplamaları zorlaştırıyor.
Eldeki veriler 2011 UCL Finali günü finale bağlı yapılan harcamaların yaklaşık 1.5 milyar $ dolayında olduğu. Asya ve Afrika eklendiğinde rakamın 2 milyar $'ın üzerinde olabileceği tahmin ediliyor.
Super Bowl'un bu konudaki ezici üstünlüğünü gözardı etmek olanaksız. Yalnız şu detayı da kaçırmamak gerekiyor. ABD'de Super Bowl hafta sonu ulusal tatil gibi görülüyor. Yani maç izlenmese dahi eş-dostla beraber olunup en azından bir maç yemeği yeniyor. Sonuç olarak rakamın tamamı Super Bowl'a mâl edilmemeliyse de etkisi oldukça büyük.
* * *
Son olaraksa Amerikan medyasının gerçekliği çok da kabul etmeyen fanatik bakış açısı. Dünyada başka bir ülkede oynanmayan (profesyonel düzeyde) Beyzbol ile Amerikan Futbolu şampiyonlarına 'Dünya Şampiyonu' diye anan bir bakış açısının sorunları olduğu kesin. Fakat bunu kabullenmek gibi bir niyetleri olmadığıysa daha net.
Şu an için dünyanın en büyük spor marketi olsa da ABD genel ve spor medyasının bu yerel düşünce tarzı, Şampiyonlar Ligi'nin Asya pazarına daha da yayılmasıyla yeni çözümler bulmak zorunda olacak gibi.
* * *
Aslında bu kadar yazının özeti şu; Asya'yı kazanan "World's Biggest Game" unvan maçını kazanır. İzleyici konusunda fark Asya sayesinde UCL Finali'nden yana. Organizasyon şehrine getiri bakımından UCL önde olsa da veriler çok yakın. Toplam etki bakımındansa Asya'dan net rakam alınamaması ve pazarlama yetenekleri sayesinde Super Bowl açık ara önde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder