21 Ocak 2011 Cuma

NBA Avrupa mı? Neden olmasın

Türkiye'deyken özellikle ortaokul zamanındayken NBA'i takip etmek bir ayrıcalıktı. Dünya sporunun merkezinden detaylar yakalayabilmek bunu paylaşabilmek, doğrusunu söylemek gerekirse o yaşlarda havasını atabilmek büyük bir ayrıcalıktı.
İnternetin 56K bile olmadığı zamanlardan bahsediyorum (Tabii daha öncesinde pazar günleri Murat Murathanoğlu'nun anlatımında NBA Action vardı) Bilgiye ulaşmak için Fast Break yetmezdi, çünkü ona isteyen herkes ulaşabiliyordu. Dahası lazımdı, ilk Nezih Kitapevi'nde görmüştüm Almanca NBA dergisi. Zaten tek bir tane vardı onu alırdım, İngilizce kaynaksa bugünkü kadar yaygın değildi, ona da ulaşınca benden mutlusu yoktu. Artık ortalama bir Amerikan evladı kadar NBA bilgim vardı bunun mutluluğunu yaşayabilirdim. Çok uzun yıllar yaşadım da, hatta o mutluluk o ilgi beni gazeteciliğe itti. NBA sayesinde gazeteci oldum. Sonra internet gelişti, NBATV geldi ve ne mutlu ki birçok kişi NBA'ci oldu.
Bu giriş NBA'in benim için ne kadar önemli olduğunu belirtmek içindi. Ve aşağıdakileri yazmanın ne kadar acı verici olduğunu anlamanız için
ACIMASIZ GERÇEK
Dünya sporunun merkezi, göz bebeği.. Evet Türkiye'den ve dünyanın geri kalanından bakıldığında ABD, NBA ile yatıp kalkıyor gibi gelirdi bize. Ancak acı gerçek ABD'ye yerleştikten sonra bir tokat gibi kendini hatırlattı.. Spor tam anlamıyla bir afyon burada, öyle ya da böyle ilgilenmeyen yok. fakat bizim gönüllerimizdeki NBA maalesef burada 4. spor. Tabii sıralama bölge bölge, eyalet eyalet değişse de ilk ikide yer almadığı kesin. Çünkü ABD'lilerin yatıp-kalktığı şey futbol. Amerikan Futbolu...
İlk sıra NFL'in. İkinci sıra NCAA Futbolu'nun, 3.'lük Beyzbol'un.. NBA'in en büyük rakibi NCAA Basketbolu. Yerel olarak NBA'in uğramadığı birçok bölgede halk lise ve üniversite takımlarını destekliyor. 4 binin üzerinde üniversite olduğunu düşünürseniz profesyonel basketbola uzak olmak kolay bir tercih. Örnek olarak; oturduğum yere en yakın profesyonel basketbol takımı Memphis Grizzlies ve 550 km uzakta. Ama eyaletin en büyük üniversitesi olan Missouri Üniversitesi (ki bu sezon hem futbolda, hem de basketbolda iyi bir sezon geçiriyorlar) maçlarını 40 km ötemde oynuyor.
İşte bu yüzden David Stern NBA Baş Komisyonerlik görevi süresince NBA'i küreselleştirmek için kendini parçalıyor. Avrupa'ya ısınma turları, Çin, Japonya ve Hindistan'a geçiş.. Hepsi gelecek planlamaları dahilinde şimdi çılgınca gözükse de bir Dünya Ligi Projesi..
Çünkü NBA'in reytingleri maalesef düşüyor.. Hatta geçtiğimiz sezon NFL draft'iyle aynı anda NBA play-off ilk turu oynanıyordu. Draft'in reytingi play-off maçlarından yüksekti. genel olarak NFL'in reytingi NBA'in 2.5-3 katı düzeyinde. Bize ne demeyin, nedeniyse; tüm spor piyasası sponsor ile dönüyor. Sponsorlar reklamlarıyla televizyonlara para kazandırıyor, televizyonlar da dev kontratlarla lige kan pompalıyor.
NBA'in ulaştığı en büyük ilgi LeBron'un "Decision"ıydı. Haberlerde ilk 7-8 sıra NFL ve kolej futbolu, sonraki 3-4 sıra beyzbolun daha sonra kapanış haberlerinde NHL'den hemen önce NCAA basketbolu ve NBA..
Eğer ilgi düşmeye devam eder Stern de 'Büyük NBA Projesi'ni tamamlarsa çoook uzak olmayan bir tarihte London Wizards'lar, Berlin Kings'ler ve görebiliriz. (Bize yedirmezleeeeer)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder