29 Ocak 2014 Çarşamba

Süpper Bowl

Sahne parıltılı olmasına parıltılı ama açık konuşmak gerekirse ne New York'un Super Bowl'a ne de Super Bowl'un New York'a ihtiyacı vardı. Ama artık çok geç Super Bowl 48 öyle ya da böyle bu hafta sonu New York'ta oynanacak; daha doğru bir ifadeyle iki New York NFL takımının maçlarını oynadığı stadyumda oynanacak. Küçük bir 'google maps' aramasıyla göreceksiniz ki zaten Met Life Stadı ne New York City sınırları içerisinde ne de New York eyaletinde. Super Bowl, başta Manhattan olmak üzere tüm New York City'nin çilesini ve pisliğini çeken New Jersey'nin doğu kıyılarında yer alan East Rutherford'da oynanacak.

East Rutherford - NJ, iyi bir maç günü stadyumu olabilir (ki kişisel fikrim dahi o yönde değil) ancak Super Bowl için hiç uygun bir yer değil (kişisel fikrim). 2011'den bu yana yapılan 4 Super Bowl'un da oynandığı statları ya yakından gördüm ya da maç izleme şansı yakaladım ve bunlar içerisinde insanın içini en az ısıtan kompleks East Ruhterford, NJ'deki Met Life Stadı...

New Jersey'nin doğusu, Hudson River'in batı kıyılarına denk gelen kısmının hikayesi oldukça acıklıdır (Hoboken'i saymazsak). Dünyanın merkezi olarak anılan Manhattan'ı uzaktan görebilir, Times Square'in ışıklarına bakarak hayal kurabilirsiniz ama o hayallere yaklaşmaya çalıştıkça aslında ne kadar da uzakta olduğunuzu anlarsınız.

East Rutherford her ne kadar Süper Hafta'ya hazır olsa da son 3 Super Bowl'un yapıldığı ne Dallas'ın ne Indianapolis'in ne de New Orleans'in sıcaklığına yaklaşması imkansız. Çünkü kurulan her şey sadece o haftaya için ve geçici. Yani o çok bahsedilen ruhtan uzak bir Super Bowl olacak. Belki de bu yüzden pek arzulu olmadığım için bu kez yollara düşüp Super Bowl peşinden koşmadım. Arlington, Dallas son 4 yılki Super Bowl'lar içerisinde şehirden en ayrık stadyum olmasına rağmen çevre planlaması ve ferah bir alanda olması en büyük avantajıydı. Indianapolis çok görkemli bir şehir olmamasına rağmen şehir merkezinin hemen köşesinde sizi karşılayan stadı ve şehrin tüm olanaklarını sağlayan ulaşılabilirliğiyle çok sıcak bir Super Bowl sunmuştu. New Orleans ise bambaşka bir hikayeydi... Uzun uzun anlatmak bu Super Bowl'u gölgede bırakabilir; kısaca özetlenecek olursa "Anlatılmaz, yaşanır!"

Gelelim Super Bowl'un sportif yanına; ne de olsa reklam fiyatlarını, tavuk kanatlarını, televizyon satışlarını, tüketilen bira sayısını ve birçok sportif açıdan çok da büyük bir anlam ifade etmeyen istatistiklerle kafanız dolup tasacak...

Denver Broncos - Seattle Seahawks

En iyi savunma ile en iyi hücumun şu ana kadarki Süper Bowl tarihi sadece iki maçtan oluşuyor ve bu tarihin kazanan kısmında şu ana kadar savunmalar var. Super Bowl XIII (1979) - Steelers 35, Cowboys 31 ve Super Bowl XIX (1985) - 49ers 38, Dolphins 16... Not olarak belirtmek gerekirse sadece en çok sayı üreten takım vs. en az sayı yiyen takım karşılaştırması değildir. 'overall offense vs. overall defense' karşılaşmaları değerlendirilmiştir. Bu sezon da Peyton Manning'in hükmettiği Denver Broncos tarihin en göz alıcı hücum performansına imza atarken, Seattle'ın iri ve genç savunması da koşu yardı, pas yardı ve en az sayı şansı veren takım olarak sezonu tamamladı.

Denver:
Hücum akılalmaz işlere imza attı atmasına ama tüm o istatistikler hiç de sürpriz sayılmaz. DeMaryius Thomas gibi fizik gücü yüksek, hızlı bir WR dışında Eric Decker gibi her görevi yapan joker gibi bir ismin yanına bu sezon TE Julius Thomas ve ileride büyük ihtimalle gelmiş geçmiş en iyi slot-receiver unvanını Hines Ward ile paylaşacak olan Wes Welker'in oluşturduğu 'receiving court' Peyton Manning'in sahip olduğu tartışmasız en iyi, belki de NFL tarihinin en yetenekli grubu.. Yalnız bu grubun parlamasını sağlayan offensive line ve koşu oyununu unutmamak lazım. Peyton Manning'e rakip savunmanın o tüm denklemlerini çözmesini sağlayacak 3-4 saniyeyi veren offensive line'i açıkçası bu sezon sadece iki takım zorlayabildi. Chargers ve Chiefs. Bu takımlarlar toplam 5 kez karşılaşan Broncos bunların 4'ünü kazandı. Tabii bu iki takımın asla ama asla Seattle seviyesinde olmadığını kabul etmek gerek.
Koşu oyununda sezonun ilk bölümünde 3 isim kullanan Broncos, kaybedilen Colts maçında top kaybı yapan Hillman'ı kızağa çekti ve sorumluluğu Moreno ve Ball'un üzerine yıktı. İkili şu ana kadar iyi iş çıkartsa da karşılarında ligin koşu oyununa en az yard ve TD şansı veren takımı olacak. Ball çok yetenekli ve oldukça önemli istatistiklerle NFL'e geldi. Moreno ise hem pas oyunu hem de koşu oyunuyla büyük işlere imza atabilecek kapasitede iyi bir RB. Bu ikilinin 'screen pas'lardaki performansı Peyton Manning komutasındaki hücum çarkının mekanik yağı olacak.

Seattle
Savunması bile sağır sultanın kulağında çınlayan Seattle'da hücum biraz arka planda kalıyor. Seattle'ın ligin toplamda ilk 10, koşu oyununda ise ilk 5'te yer alan hücumu olduğunu unutmamak lazım. Tabii ki bunda en önemli faktör RB Marshawn Lynch. Sokakta görseniz kaçacak yer arayacağınız, geçmişi de görüntüsü kadar korkutucu olan Lynch geride kalan sezonun tartışmasız LeSean McCoy ile birlikte en iyi performans ortaya koyan RB'siydi. Russell Wilson ise kol kuvveti ve ayakları kadar hatta belki de daha fazla beynini kullanarak sezonu minimal hata ile kapatırken takımının da ligi maksimum galibiyetle kapatmasını sağladı. Hücumda bu ikilinin yanı sıra dikkat edilmesi gereken bir diğer isim; ki oldukça sürpriz olabilir, tüm sezonu sakatlıkla geçiren ama üst düzey yeteneğe sahip Percy Harvin.
O çok konuşulan savunmada ise yaptığı hareketlerle gündem oluşturan Richard Sherman var. Sherman, potansiyeli yüksek skora direkt etki eden bir oyuncu. Ama 49ers maçının aksine bu maçtaki en büyük dezavantajı Broncos 'receiving court'undan hiç kimsenin 'thrash talk' olayına girmemesi... Hal böyle olunca Sherman'ın, o kendi oyununu tetikleyen duygusal seviyeye çıkamaması gündemde. unutulmaması gereken bir başka durumsa Broncos'un 3 adet fiziksel boyutu Sherman ile eşleşebilecek receiver'i olması...

Uzun lafın kısası en iyilerin maçı olacak her şeyden önemlisi bu, kazanan kim olur söylemek zor bize izleyip eğlenmesi düşüyor skor ve kazanan sporseverden çok bahişçilerin işi. Denver'in 'big play' potansiyeli maçın erken dönemlerinde öne geçmelerine bağlı olarak Seattle'ın kontrollü hücumuna stres yükleyebilir.
Seattle işe 'Peyton ve çetesinin' ivmesine izin vermezse istediği tempoda büyük skorlara çıkmadan şampiyon olabilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder